Halaydan çıkıp hırsla yerine oturan Lalîn ile Halenin yüzünü keyifli bir gülümseme almıştı. Keyifle güçlü bir zılgıt çekip şenlendirdi halay meydanını. Mevânın ise yüzü yıllardır ilk kez bu denli gülmüştü belkide. Fırat’a ayak uydurmuş, bir günlüğüne de olsa unutmuştu yaşadıklarını.. Yada unutmak istemişti. Yaralı gönlü, bir nebze ferahlasın istemişti belkide.. En çok yüzüne gülümseme olan da , oğlunun gülüşleri olmuştu. Bir anda kesilen müzik sesiyle, herkes şaşkınca döndü konağa giren Ferxan aşiretine. Mevâ dahil, düğündeki herkesin korkulu bakışları takılı kalmıştı Azad ağa ile ardından gelen tüm aşirete.. Azad Ferxan, elinde camdan bir kutuyla girdi Kozdağlı konağına tüm heybetiyle. Kutunun içinde ise altından bir kemer ve külçe altınlar ile doluydu.. “Abi..” diye mırıldandı Mev

