Ateş kahvesinden bir yudum daha alırken gözleri kafenin iç kısmında, duvara yerleştirilmiş saatin üzerindeydi. Yarım saati geçmişti bekleyişi, beklemek sorun değildi de beklediği gelecek miydi? Gözlerini saatten uzaklaştırıp bir süredir onu izlemekte olan kadının olduğu masaya çevirdi. Bu, izlendiğini bildiği için istemsiz oluşmuş bir tepkiydi, kısa bir an ona bakıp bakışlarını umutsuzca kahvesine çevirdi. Kadın güzeldi, şöyle bir baktığında çekiciydi de fakat Ateş kendini diğer kadınlardan o kadar soyutlamıştı ki şimdi hiçbirine bakmak istemiyor, baksa da aradığını bulamıyordu. Besbelli o, Ece’nin de dediği gibi takıntılı biriydi. Çünkü sırf o da kendisi gibi dönüşünü bekler diye umarak geçirdiği yıllarda, ona ihanet etmekten kaçındığı için aldığı bu karar; belki de Ece evlendikten sonr

