"Asır Bey’in geleceği yok herhalde, en iyisi biz toplantıya başlayalım." Celal Bey oturduğu sandalyesinde keyifle dikleşti. "Öyle görünüyor Asım, haklısın," dedi ve ellerini masanın üzerine, iki yanına koyarak ayağa kalktı. Boğazını temizleyerek konuşmaya hazırlandı. Toplantı kimin evinde olursa olsun; giriş konuşmasını önce Asır, sonra Celal Bey yapardı. Bu, yıllardır süren sarsılmaz bir gelenek gibiydi. Asır’ın gücü bu masa tarafından onaylandığı için, kimse onun yerine geçip "Bu konuşmayı ben yapmalıyım," düşüncesini aklından bile geçirmemiştir. Celal Bey masada duran kadehten bir yudum su içti. Kadehi masaya geri bırakıp ellerini iki yanına açtı. Keyifle, "Evet dostlarım," dedi. "Asır’ın yokluğu bu masa için bir eksiklik değil; aksine bizim için bir fırsattır." Tek tek adamların gözü

