KAN BORCU

1651 Words

Yorgun bir şekilde kendimi koltuğa bıraktım. Saat gece bir olmuştu ve ben eve yeni girebilmiştim. Sabahtan beri şirkette toplantıdan toplantıya koşmaktan başım çatlamak üzereydi. Şirketim; güvenlik malzemeleri üretip dünyanın dört bir yanına gönderiyordu. Çelik yelekler, telsizler, gizli kameralar, şok cihazları... Aklınıza güvenlikle alakalı gelen her şeyi üretiyorduk. Bugünlerde üzerinde çalıştığımız ürün ise bir bıçaktı; kestiği zaman kurtulma ihtimalinizin kalmadığı, dikişlerin tutmadığı bir yara açan bıçak. Tabii ki satışı konusunda çok dikkatli olmalıydım; benim silahımın bana karşı kullanılmasını istemiyordum. "Asırcığım..." Tiz sesi duyduğumda gözlerimi devirdim. "Sana kaç kere söyledim, bana sadece Asır diye hitap edeceksin diye. Hatta mümkünse hiç hitap etme." Sıkıntılı bir nef

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD