Bugünkü son eve gelmiştik. Buraya bakmayı özel olarak istemiştim. Tek katlı, bahçesi olan müstakil bir evdi. Doğup büyüdüğüm eve benziyordu; tek farkla, o evde söğüt ağacı vardı, burası ise boş bir bahçeydi. Renk renk çiçekler ekebileceğimiz, çeşit çeşit meyve ağaçları dikebileceğimiz bir yerdi. Evin içi de gayet güzeldi. Asır bu sefer sesini çıkarmamıştı çünkü bu ev onun evine de çok yakındı, aramıza sadece bir sokak vardı. Acil bir durumda beş-altı dakika içinde birbirimize yardıma gidebilirdik. Asır'ın bana yardım etmesini tabii ki istemiyordum çünkü kendime söz vermiştim; Asır'dan hiçbir konuda yardım istemeyecektim ama ben ona edebilirdim. Nilüfer evin bahçesinde özgürce koşmaya başladığında onun da sevdiğini anladım. "Evet, evin fiyatı nedir?" dedim. Satın almak istiyordum. Asır ko

