Cihan konuşma... Avludan çıkıp konağın taş koridorundan geçerken Aze önümde yürüyordu. Adımlarında bir kararlılık vardı, sanki çoktan kafasına koymuştu ne söyleyeceğini. Ben ise merakla ama biraz da tedirginlikle peşinden gittim. Konağın loş bir odasına girdik. Kapı kapanınca içimde garip bir sıkışma oldu. Aze, uzun boyuyla karşımda dikildi, gözlerinde alışık olmadığım bir sertlik vardı. Derin bir nefes aldı, sonra kelimeleri ağır ağır döküldü dudaklarından: “Cihan ağabey… bilmen gereken bir şey var. Belki söylemesem daha iyiydi ama vicdanım el vermedi. Şeyda seni sevmiyor. O Gökhan’ı seviyordu. Ama Gökhan benimle evlenmeyi kabul ettiği için… Şeyda da sana evet dedi. Yani bu evlilik… sevgiyle kurulmadı.” Sanki biri kalbime bıçak sapladı. Bir an nefesim kesildi. Ben bilmiyordum bilsem

