Başlıksız Bölüm
Bölüm 1
Bu kasabanın hikayesi bir trajediyle başlar . Gölgedere kasabasında bir çocuk kaybolur. Bu Mert adında Gölgedere lisesinde okuyan bir çocuktur.Mert bir yaz akşamı Gölgedere kasabasının ormanlarında koşu yaparken bir anda gözden kaybolur ve bir daha ondan haber alınamaz.İşte bu kasabanın laneti böyle başlar.Gölgedere kasabasının ormanları hiçbir zaman güvenli değildi.
Mert kaybolduktan sonra sabah kız kardeşi Esin çok endişelenir ve kasabanın polisine ihbar eder.Herkes Mert’i ararken o zamanlarda kasabaya yeni bir aile taşınır.
Yunus Gökçen ve Tugay üç arkadaş olarak kasabanın kafesinde otururken bir anda kasabaya yeni taşınan ailenin kızı Miray gelir.Yunus kızın güzelliğinden etkilenir.
“Selam” dedi Miray ve arkadaşların hepsi onu selamladı.”İstersen bize katılabilirsin” dedi Yunus.Tugay ve Gökçen buna çok şaşırmışlardı çünkü kızı tanımıyolardı ve kasabaya yeni taşınmıştı.
“Kasabaya nerden geldin”diye sordu Yunus Miray’da “Karaçam kasabasından geldim”diye yanıtladı.Miray ailesinin işi yüzünden buraya taşınmışlardı ve ailesi kuyumculuk yapıyordu ve ailesi için özelliklede babası için hiç iyi şeyler söylemiyolardı.Duyumlara göre babası bir mafyaydı ve hiç iyi şeyler yapmıyordu.Ertesi gün okulda buluştuklarında Gökçen Mirayın yanına gitti ve okulu tanıtmaya başladı.
Burası duş yerimiz,burası kantin diye tanıtırken bir anda Gökçenin arkadaşı Mete gelip Mirayla konuşmaya başladı.
“Baban hakkından söylenenler doğru mu? Baban mafyaymış ve kötü işler yapıyormuş.”
“Ben babamın arkasındayım ve her zamanda arkasında olacağım”dedikten sonra Mete’nin yanında ayrıldılar.
Okulda vakitlerini geçirdikten sonra akşam Merti arama ekibi kurdular ve yediden yetmişe herkes ordaydı.Miray Gökçen Tugay ve Yunus da dahil.Bu lise ikinci sınıf çocuklar Eylül 28 de kaybolan çocuğu arıyorlardı.Mert diye bağırıyolardı ama ses yoktu ve hiçbir zamanda gelmicekti.Onlar ararken kasabanın polisi ormanın en ucra köşesinde Mert’in cesediyle karşılaştı.Alnının ortasından silahla vurulmuştu ve vücudunda darp izleri vardı.Esin bu görüntü karşısında kendini tutamadı ve ağlama krizlerine girdi.
Öbür gün Mert için bir cenaze töreni düzenlendi ve Mert toprağa verildi.Esin’in annesi ve babası harap durumdaydılar.Ertesi gün yine hiçbir şey olmamış gibi hayat devam ediyordu.Gökçen Tugay Miray ve Yunus daha çok vakit geçirmeye başlamışlardı.Kasabanın kafesinde vakit geçiriyolardı.Bir akşam kafeden eve dönerken bir ormana girdiler çünkü kestirme bir yoldu.Ormanda yürürken karşılarında bir gölge gördüler.”Aman allahım” dedi Miray titreyerek,”Siz geride durun biz bunun icabına bakarız” dedi Tugay.Ama bilmedikleri bir şey vardı,gölgenin elinde bıçak vardı ve bir anda onları kovalamaya başladı.Onlar çığlık atarak koşmaya başladılar .