66. Bölüm: İtirafın Alevleri Kampın gece sessizliği, gündüzün gerginliğini saklamaya çalışan bir battaniye gibiydi. Ancak altında kaynayan korkular, hırslar ve itiraf edilmemiş gerçekler, toprağın altındaki ateş misali yüzeyi ısıtıyordu. Yazgı, kulübesinin eşiğinde oturmuş, zihninde Demir'in acımasız talimatlarıyla Serra'nın sakin ama keskin stratejisini tartıyordu. İki ateş arasında kalmışlık hissi, tercihten ziyade bir şekillenme sürecine dönüşmüştü. Artık sadece bir piyon değil, kendi bilinci ve iradesiyle yavaş yavaş şekillenen bir malzemeydi. Bu sırada, kampın diğer ucunda, Altan deponun arkasında, elindeki kırık bir kutu parçasına sinirle bakıyordu. Demir'in verdiği, anlamsız bulduğu bu hırsızlık soruşturması onu yoruyordu. Yiyecek stoklarındaki düzensizlik açıktı, evet, ama bunun

