Cemal Bey öfkeliydi oğluna. Neden karşı geliyordu ona? Anlamıyordu. Oğlu için en iyisi buydu; Beste’yle evlenirse daha huzurlu, daha mutlu olacaktı. Bunu bütün kalbiyle inanarak söylüyordu. Yıllar önce kendi babası da aynı kararı onun için vermişti. Sevdiği kadına kavuşamamış, babasının isteğiyle Gülay’la evlenmişti. İlk zamanlar itiraz etmiş, kaderine kırılmıştı ama yıllar geçtikçe içinde şükür büyümüştü. Şimdi dönüp baktığında, “İyi ki Gülay’la evlenmişim,” diyordu. İşte tam da bu yüzden Murat’ın karşı çıkışını kabul edemiyordu. Oğlu yanlıştaydı, ileride teşekkür edeceği bir doğruyu reddediyordu. Cemal Bey derin bir nefes aldı. Sakin kalmalı, öfkesine yenilmemeliydi. Oğlunu ikna etmenin yolu bağırıp çağırmak değil, doğru zamanda doğru sözleri söylemekti. Fakat bu mesele onun için artık

