Sabah erkenden kalkmış kahvaltı hazırlamış üzerimi giyinmiştim. Ama Alex’den hala ses yoktu. Hayır yani, uyansın diye de çok ses çıkarmıştım. Ayrıca okula geç kalacaktık. Sonunda pes edip odasına doğru yol aldım. Kapıya vurdum ama haliyle ses gelmedi. Kapıyı yavaşça açıp içeriye girdim. Uyuyordu. Bu çocuk neden üstsüz uyuyordu. Yanına yaklaştım ve ona çatık kaşlarla baktım. "Alex okula geç kalacağız." Cevap vermedi ve bende kolunu tutup sarstım. "Hadi Alex, uyan artık geç oldu.” Uykusu çok ağırdı. Muzipce sırıttım ve sürahideki suyu olduğu gibi kafasına boşalttım. Gözlerini öfkeyle açıp sıçradı. Ben de arkama bakmadan koşmaya başladım. "Sen bittin Peri kızı.” Korkudan üç buçuk olmuştum. Merdivelerden inip arka kapıdan bahçeye çıktım. Alex bana yetişmişti. Belimden sertçe kavrayıp beni

