İnsan ömründe her daim aşılacak eşikler vardır. İlk yürümeye başladığında evin eşiğinden aşar, okuma çağı geldiğinde önünde okulun eşiği vardır bu kez, onu geçim derdine düşmenin eşiği takip eder. En sonunda da kendi aileni kurmanın eşiğine dayanırsın. Bunlar geri dönüşü zor olan, dönüldüğünde ise asla insan hayatının eskisi gibi olmasına müsaade etmeyen eşiklerdir. Bu eşiklerden bir tanesi var ki; belki de en hassası, en geri dönülmezi odur. Güven eşiği derler buna. Gözle görülmez, elle tutulmaz ama aşıldı mıda insanı daha güçlü, daha yenilmez kılar. İşte Ömer'in en korktuğu eşik de buydu. Gülfidan'ın güvenini kazanmanın, Gülfidan'ı o eşikten aşırmanın ne kadar zor olduğunu biliyordu. Ömer'in asıl istediği; kendini Ömer'in hayatına dahil olmaya mecbur eden kızı, o hayatın bir parçası oldu

