42

1622 Words

Film boyunca gözleri bir Mahir’in eline bir ekrana dönüp durdu. Tüm gün içini saran huzursuzluk, adamın birkaç cümlesinin ardından kaybolmuş ve yerine anlamsız bir neşe bırakmıştı. Evet, damak zevkleri uyumsuzdu. Ama öyleyse ne olmuştu yani? Bu hiçbir şey demek değildi. Filmin en mutlu sahnelerinde ağladı, en duygusal sahnelerinde ise hıçkırıklarını tutmak için bir hayli çaba harcaması gerekti. O böyleydi işte. Ne zaman animasyon izlese kendini kaybediyordu. Normal filmler onu etkilemezdi bile ama animasyonlar zirvesiydi. Mahir de elini hâlâ çekmemişti. İç çekerek, gülerek, ağlayarak defalarca o ele baktı. Bu şüphesiz bir adımdı. Çok yakındı. Tüm mesafeleri aşmak için oradaydı ama Zeynep henüz bunu yapamazdı. Elini ona uzatsa ve parmakları kavuşsa her şey biterdi. Mahir’in şimdi bile on

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD