-28-

1630 Words

Odanın içindeki o ağır, metalik koku ve annesinin dehşet dolu hıçkırıkları, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yerini donuk bir sessizliğe bıraktı. Leyal, yatağın kenarında büzülmüş bir halde, güneşin perdelerin arasından sızan o çiğ beyazlığına bakıyordu. Geceki o siyah gül yaprakları zihninde hala canlıydı, ancak çarşafın üzerindeki o koyu kırmızı leke, gerçeğin çok daha vahşi olduğunu kanıtlıyordu. Sabahın o ruhsuz aydınlığında, Münevver Hanım odada bir gölge gibi hareket ediyordu. Leyal’in itiraz edecek dermanı kalmamıştı. Annesinin "Hazırlan, randevu saatini öne çektiler" diyen sesi, sanki çok uzaklardan, bir tünelin sonundan geliyordu. Leyal, titreyen bacaklarıyla ayağa kalktı. Aynadaki yansıması, rüyasındaki o porselen bebeğin çatlamış yüzünü andırıyordu; göz altları morarmış, teni f

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD