-27-

1665 Words

Leyal, telefonun soğuk metalini yastığının altına gizleyip gözlerini sımsıkı kapattı. Zihni yorgun bir savaşçı gibi pes etmişti; sonunda kendini karanlığın kollarına bıraktı. Ancak uyku, ona beklediği huzuru getirmek yerine, ruhunun mahzenindeki kapıları sonuna kadar araladı. Rüyasında kendini, zamanın dışında kalmış, devasa ve ıssız bir malikanenin önünde buldu. Gökyüzü mor ve siyahın zehirli bir karışımıydı; ay, sanki gökyüzünde kanayan bir yaraydı. Evin duvarları, Gecenin Zehri damarların da o karanlık kana kana akıyordu. Leyal, çıplak ayaklarıyla buz gibi taşlara basarak içeri girdi. Evin içi, ağır bir rutubet ve çürümüş çiçek kokusuyla doluydu. Ayak bastığı her yer çatlıyor, sanki zemin onun günahlarını haykırıyordu. Koridorun tam ortasında, üst kata çıkan o görkemli ama harabe hali

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD