Yaklaşık on kişilik tam teçhizatlı, askeri üniformalı bir grup çorak arazide ilerliyordu saatlerdir. " Şu ebesini öptüklerim de böcek gibi saklanıyor yemin ederim. Elimizdeki koordinatlar bile yetmiyor bulmaya." Diye söylenmeye başladı komando Kenan. Askeri botların içindeki ayakları dışarıdaki havanın ayazına inat harlı ateşe oturtulmuş bir tencerede pişiyordu sanki. Hamza gerisine baktı. Kenan'ın dışında ekibin geri kalanının yüzlerinde yorgunluk ifadesi vardı. " Arkadaşlar, çay molası. Biraz dinlenelim." Dedi tek tek her bir adamını anlayışla süzerken. Çamurlu arazide bata çıka ilerliyorlardı. Kış güneşi tenlerini yakarken kuru ve soğuk hava yüzlerini kaplayan siyah berenin altından bile yakıcı bir ateş gibi yalıyordu yanaklarını. Zor şartlara alışık da olsalar gittikleri operasyon iç

