Hamza serin havayı arkasında bırakıp sıcak klimanın ve içerideki kalabalığın ısıttığı mekâna girdiğinde gözleri ile masaları taradı. Köşe masada gördüğü kişiyle göz göze gelmişti. Başı ile selam verip o tarafa doğru geçti. " Hoş geldin kardeşim." Diye ne içinde karşıladı Murat Hamza'yı. Ayağa kalkmış elini uzatmıştı genç adama çoktan. " Hoş bulduk kardeşim." Diye karşılık veren Hamza sarılıp tokalaştı arkadaşı ile. Ve ceketini üzerinden çıkartıp masaya oturdu. " Ne içiyorsun?" diye sordu Murat hemen " Aç mısın? Bir şey yer misin?" diye ekledi. " Aç değilim." Diye yanıtladı Hamza arkadaşını. " Evde atıştırdım bir şeyler. Ama çay içerim." Garsonu çağırıp siparişlerini verdikten sonra hal hatır sorma kısmına geçtiler muhabbetlerinin. " Kardeşim kusuruma bakma." Dedi Murat " Düğününe gel

