Kadir

2292 Words
Ben seninle nasil basa çikacagim .... . Gruplar olustuktan sonra toplanti odasina yöneldik. Kadir gülmeyi hiç birakmadi bu süre içinde. Bense telaslanmayi hiç birakmadim. Kolu hala omzumda, yanimdan hiç ayrilmadi. Anlamadigim bakislar var üstümde özellikle müdür, gözünü bizden alamadi. . Toplanti salonunda 15 adet terzi mankeni var. Akliniza gelebilecek her türlü malzeme ile birlikte. Amaç kisiliklerimizi anlatmak. Öyle bir sey yapmamiz lazimki, hem beni hemde Kadir'i anlatacak. Toplam bes saatimiz var. Bir saat yemekten önce, dört saat yemekten sonra. Her mankenin yaninda bir masa, dikismakinalari, farkli dikis malzemeleri ve iki sandalye. Odanin ortasinda kocaman bir masa var. Masanin üstü deriden tut tüle kadar her türlü kumas çesidi içeriyor. Lazim olabilecek her seyi hazirlamislar. . En yakinimizdaki masaya geçtik Kadir'le. Baslamadan önce kurallari açikladilar, kazanan çifte yarinki bayrak toplama yarisinda ekstra ipucu verilecek. Masaya geçtigimizde artik kolunu omzumdan çekti Kadir. Ben elime bir kalem kagit aldim çizimi yapmak için. Müdür konusmasini bitirdikten sonra Kadir bana döndü. Ben derin bir nefes aldiktan sonra gözlerimiz bulustu, mutlu görünüyor Kadir. Durusu rahat ve kendinden emin. Tek panikleyen ben miyim? Sansima tüküren tek kisi ben miyim, anlamadimki? "Pek sevinmedin heralde, benimle çalismak zorunda olduguna?" Sessizligi bozan Kadir oldu. "Dogruyu ögrenmekmi istiyorsun?" Sesim istedigim kadar canli çikmadi. Kadir'in etrafinda çok fazla anlam veremedigim sey oldu, artik enerjim kalmadi. "Evet" " Ne beklemem gerektigini bilmiyorum, ama bir yandanda sevindim sonunda hakkinda biraz daha bilgi edine bilecegim." Merakla bekliyorum cevabini. "Sor ne ögrenmek istiyorsan" dedi sanki çok fazla sey biliyormusum gibi. "Hakkinda bildiklerimi sayayayim senin için zor olmasin. Ayni seyleri tekrar etmek zorunda kalma" dedim imali bir sekilde. Ne bekliyorsun, soru sormami bildigim bir sey yok ne söylersen söyle ilk defa duymus olacagim. "Adin Kadir, soyismin Uz (yeni ögrendim), fistik alerjin var ha bide yeni geldin sirkete." Gülümseyip elimden kagidi ve kalemi alip çizmeye basladi. Bir kadin siluveti çizdikten sonra kafasini kaldirmadan anlatmaya basladi. "Boyum 180," ciddimiydi bu, gerçekten fiziksel özelliklerinimi sayacak bana? " 28 yasindayim, ailemin en büyük çocuguyum. Üç kardesim var Kemal, Kumru, Kübra. Annemin adi Meral, babam Haluk. Isimlerimizi babam koymus, evet hepsi 'K' ile basliyor. Bilinçli yapilan bir sey. Çok küçük yasta bana çok yakin olan, deger verdigim birini kaybettim. Sevgilim yok, dedem evlenmeye zorluyor beni. Ve son olarak sirkete yeni gelmedim, uzun süreden sonra yeni döndüm. Uzun yillardir bu sirkette çalisiyorum. Bu sirkette büyüdüm desem yeridir." Korktugum kadar yüzeysel anlatmadi, sesi kimi zaman coskulu geldi kimi zaman hüzünlü. Birini kaybettim dediginde içim ciz etti, bilirim kaybetmenin ne demek oldugunu. Sirkette uzun süredir çalisiyor olmasina sasirdim, beklemiyordum bunu. Konustugu süre boyunca çizmeyi hiç birakmadi. Çok güzel bir elbise tasarliyor bitince nasil olacagini merak ediyorum. Lafi bittikten sonra kafasini kaldirdi ve bana bakti. " Sira sizde Çetin hanim." Gülümsedim, kafa kekip elime baska bir kalem aldim. Hem kalemle oynuyor hemde anlatacaklarimi siraya diziyorum. Karar verdikten sonra basladim. "Boyum 170, yasim 23, tek çocugum. Annemin adi Arzu, babam Eymen." duraksadim bir anligina, verecegi tepkinin beni duygulandirma olasiligi çok büyüktü çünkü. "Ben çok küçükken ikisini de kaybettim, akrabalarim tarafindan büyütüldüm." çizimini durdurup kafasini kaldirdi birden. Çizime baslamadan gördügüm sakinlik yerini hüzüne birakmisti. Gözlerime ulasmayan bir gülümsemeden sonra konusmaya devam ettim. Hala bana bakiyor Kadir, "hayalim bir gün kendi markami yaratmak. Siba adinda bir kedim var. Sonraaa ... ha evet kisa bir süreligine nisanlandim. Ama suanda ne sevgili nede baska bir iliski istiyorum." Öyle basit bir seymis gibi söyledimki nisanlandigimi, agzi açik kaldi Kadir'in. Kendime hakim olamadim gülmeye basladim. "Nisanlin nerde suan?" kafasina takilan o olmus sadece, keskin bir tonda sordu sorusunu. "Bir yil önce attim nisani o günden sonrada hiç görüsmedim. Bilmiyorum yani" duygusuzum bu konuda artik. Kabullendigim ama pisman oldugum bir karardi nisanliligim. "Ismi neydi?" Neden bu kadar sert bu konuda bilmiyorum ama hiç lafi dolandirmadan net sorular soruyor. "Serdar, sen sormadan ben devamini getireyim. Detaylari ögrenmeden devam edemiyecegiz anlasilan. Zaman kaybetmiyelim bari." Ciddilesti birden elinden kalemi birakti, parmaklarini birbirine kilitledi ve tüm dikkati ile beni dinlemeye basladi. Lafi dolandirmadan anlattim bende daha isimiz var bitirmemiz gereken bir tasarimimiz var. "Üniversitede tanistik, çikmaya basladik. Üç yil beraberdik toplam, son bir yili nisanli geçti bu üç yilin. Bir gün arkadaslari bana çok terbiyesiz bir teklifde bulundu, Serdarda onlari destekledi. Ayrilma sebemiz bu oldu. Ayrildiktan sonra beni 15 kadinla aldattigini ögrendim vesaire vesaire ... O günden beri temasimiz yok." Kadir'in gözleri karardi resmen, sinirlendi. Ellerini öyle çok sikiyorki bembeyaz oldu eklemleri. Biraz zaman geçtikten sonra yavasca açti ellerini omuzlarini düzeltti. Derin bir nefesten sonra gevsedi biraz. Baktim normale dönüyor konusmaya geri basladim. "Devam edecekmisin çizmeye, yetistirmemiz gereken bir tasarim varda." Ufak bir gülümsemenin sonunda çizmeye devam etti. "Senin için anlatmasi zor degilse, aileni nasil kaybettigini söyleye bilirmisin?" sesi tedirgin geldi. Hem merak ediyor, hemde sormaya korkuyor. "Anlatmak zor gelmiyor, ama eger simdi anlatirsam bu yarisi kazanma olasiligimiz sifira iner. Baska bir zaman hala ögrenmek istersen anlatirim. Bugün degil." Dogru söylediklerim, bir baslarsam eger ne o bir sey yapabilir nede ben tasarimimiz için. "Sözünü aldim. Tesadüfen degil anlasarak bulusacagimiz bir gün ögrenmek isterim detaylari." Gülümsemeye basladi, pismanmi olacagim bu sözümden bilemedimki. Çizimini bitirdikten sonra, bana dogru çevirdi kagidi. Çok güzel ... Kadin siluvetinin üstüne çok hos bir elbise çizmis. Siyah deri bantlar gögsünden çapraz ilerliyor, asimetrik bir etekle belinde birlesiyor. Etegin sol bakac kismi kisa ve baldirinda deri bir bacakbandi var. Bandin üstünde zincir detay var. Etegin devami uzun ve pileli devam ediyor, tülden olusuyor. Agzim açik kaldi, detayli ve temiz bir çizim yapmis. Büyük gözlerle baktim Kadir'e "çok güzel olmus, böyle kisa bir sürede nasil aklina geldi?" Inanamiyorum, kesinlikle benim giyecegim bir elbise tasarlamis ... Çarpik gülüsü geri geldi Kadir'in "simdi aklima gelmedi, seni pazartesi gördügümde aklima geldi" dedi. Yüzüm kizardi bir an, beni gördügünde böyle hayal etmeye baslamis. Kabul etmek lazim yakisir bana. Bogazimi temizledim " beni anlatan kismi anladim, seni anlatan kisim nerde?" Sesim titredi istemeden. "Deri severim ben. Deri detaylari beni anlatan kisimlar, model ve bacak bandi sen." Aaah senin su gülüsün varya, bir insan bu kadar yakisikli olabilirmi. Her tarafi bela geliyor diye haykiriyor. Derin bir nefes aldim kendime gelme umuduyla, tekrar bogazimi temizledim. Çizime bakmaya devam ediyorum ne yapacagimi sasirdim. Ben kedime gelmeye çalisirken Kadir arkama geçti sol elini belime koydu, yanima yaklasip kisik sesle bana elbisenin detaylarini anlatmaya basladi. Söylediklerinden hiç bir sey anlamadim, tek düsüne bildigim kokusu ve dokunusuydu. Sirtimdan asaya titreme iniyor, bacaklarim titriyor. Içimde hissettigim haz kafami çevirip öpmem için bana yalvariyor. Nefesi tenime degdikçe gözlerimi kapatip Kadir'i hayal ediyorum. Farkina vardi onu dinliyemedigimi, amaci oydu zaten yoksa neden öyle yaklassin bana? Kafasini tamamen yaklastirdi boynuma, nerdeyse kafalarimiz birbirine degecek "iyimisin" o derin ses inlememe neden oldu. Inlememden sonra belimdeki elini kaldirip boynumdaki saçlari çekti kokumu içine çektikden sonra oda inledi. Ben haraket edemiyordum sanki koca odada yanlizmis gibiydi, varliklarini hissetmiyorum. Sadece ben ve Kadri var benim için. O pozisyonda biraz bekledikten sonra büyüyü bozan Kadir oldu, ben istesemde yapamazdim zaten. Bir adim geri atip "ben kumaslari alayim" dedi kisik sesle. Henüz kendime gelemeyen ben sandalyede olduguma sükrediyordum. Kadir kumaslarla dönene kadar ben biraz kendime gelip aklimi basima aldim. Bu anlamadigim çekim neydi? Neden her yakinlasmamizda tek istedigim ona teslim olmak. Masaya geldikten sonra bana yapmami istedigi seyleri anlatti ve sessizce yemek vaktine kadar devam ettik. Pek bir zaman kalmamisti zaten, vaktimizi karsi konulamayan çekimimizle savasmakla geçirdigimizden ... Müdür "evet arkadaslar yemek için yemekhaneye geçmemiz gerekiyor, yemekde sonra dönebilirsiniz." Son elimdeki isi bitirdikten sonra telefonumu elime alip Kadir'e baktim. "Geliyormusun?" dedim ona. "Evet, bunu bitirmem lazim sen git ben gelirim bekleme bosa." Aç kalmayi sevmiyor olsamda pek bir isi yoktu, beklerim 5 dakika. "Beklerim önemli degil" "Aman sonra sinirlenme beni aç biraktin diye" dedi gülerek. "Hizina bagli, benim anladigim kadariyla 5 dakikalik isin var. Yavas çalisirsan kizabilirim." Sen benle dalga geçersen, bende senle geçerim. "Iddialasma benle bence, pisman ederim seni" sesi damarima basti, tek etkilenen ben degilim Kadir bey. "Sende kaldira bileceginden fazla yükün altina girme bence" bir kasi havaya kalkti "Sen bilirsin uyarmadin deme sonra." Elindekileri birakti, telefonunu alip 5 dakikaya alarm kurdu," iddiasina varmisin, ben bunu 5 dakikadan önce bitiririm sende bitirirsem benim istedigim bir sey yapacaksin." Odada çok az kisi kalmisti, önündeki ise baktim 5 dakikada bitecek bir is. Yaptiklarina bakacak olursak, becerikli biride " ne istegicegine bagli" dedim. Ona göre karar verecegim. "Ne zaman, nerde, ne istiyecegimi söylemem risk almayi gözün kesiyorsa gir iddiaya." "Simdi kazansan bile hemen istemiyeceksin yani?" Heyecanlanmaya basladim. "Evet simdi istemiyecegim, okadarini söyliyebilirim." Kendinden okadar eminki, kafasinda istedigi ani düsünüyor sadece. Kesinlikle biter 5 dakikada, Istiyormuyum kazanmasini, Benden istiyebilecegi seyi yapmaya hazirmiyim? Istiyorum kazanmasini ... "Tamam" dedim. Farkina vardimi acaba bilerek kaybedecegimi? Gülümseyip zamani baslatti, deri bantlari o dikiyordu bende etegi. Fül konsatire bir sekilde dikti ve beklendigi gibi 3 dakikada bitirdi. Kafasini kaldirip bana bakti, sasirmis numarasi yapmaya çalistim ama kandira bildigimi zannetmiyorum. Sinirlenmis gibi burnumu kaldirip arkami döndüm ve yürümeye basladim yemekhaneye. Bir kaç adimdan sonra kolunu omzumda hissettim, yetisti bana. "Hadi ama kaybettin diye aglama... Söz zor bir sey istemiyecegim." Sesi bile gülüyor Kadir'in iddiayi kabul etmeme çok mutlu olmus anlasilan. "Neyse açim ben yemek yiyelim," kaybetmek için kabul ettigimi belli edemezdim demi? Yemekleri birlikte yedik, yemek sirasinda tasarimi nasil tamamliyacagimizi konustuk. "Bacak bandini sen dikersin artik," benimle ugrasmayi çok seviyor "ben etekle, üst kismi birlestiririm. Olurmu öyle?" diye bitirdi cümlesini. Onun tasarimi oldugu için bir araya getirmesi daha kolay olur onun için, tam canlandirdigi gibi yapar. "Tamam ben etegi bitirdikten sonra sana veririm sonra bantla devam ederim." Biraz daha sakalastiktan sonra yemeklerimizi bitirdik, ve toplanti salonuna yöneldik. Ikimizde kedi parçalarimizin basina geçtikten sonra dikmeye devam ettik. Etekle ugrasirken asimetrik bölümün bir parçasinda isin içinden çikamadim. "Kadir, ben burayi nasil yapmam gerektigini bulamadim. Yardim edebilirmisin lütfen?" Kafam karisti bir türlü içinden çikamiyorum. Saskinlikla yerinden kalkip yanima geldi, o gelirken bende yerimden kaltim ve sandalyeyi ona verdim. Basina geçti nerde kaldigimi inceledikten sonra, bir kaç düzenleme yapip dikmeye basladi. "Yapamadigin zaman zorlanmadan yardim istemen sasirtti. Herkes yapamadigini kabul edemez öyle kolay" sesindeki saskinlik halen geçmemis. "Hak yemegi sevmem, benden daha iyi oldugun her haliden belli. Ögrenmek varken neden zorlanayim. Hem bu tasarim mahvetmek için çok güzel." Hakliydim, bende daha iyi dikiyor ve becerikli biri. Bana nerde hata yaptigimi anlatti ve sikistigim yerden çikarmak için biraz dikmeye basladi. Bende firsati görünce yakaladim. Elimi beline koyup kafami yaklastirdim, onun bana yaptigi gibi. Kisik sesle " demek burda yanlis yapmisim, çok bilgilisin gerçekten. Yardim ettigin için tesekkür ederim" dedim. Yaklastigimda dikmeye devam ediyordu, konustuktan sonra yavasladi, tesekkür ederken devam edemedi. Elimin altinda gerildigini hissedebiliyordum konusurken. Öyle bir tatmin oldumki, gülmeye basladim. "Hak ettim bunu, tamam" Kadir'de gülmeye basladi, kafasini sallayip diktigi yeri bitirdi. Bana nasil devam edecegimi anlatti ve kendi yerine geçti, hala gülüyordu. Bana son bir defa anlamli bir bakis atti, tekrar kafasini sallayip dikmeye devam etti. Yaklasik 3 saat daha diktikten sonra onun kismi bitmisti bana dönüp "sen ver etegi, bacak bandina basla ben bitiririm. Son bir saatimiz kaldi yetismiyecek sonra" dedi. Bende bitirmek üzere oldugum etegi dikkatlice verdikten sonra deri parçalarini aldim. Bir saatin sonunda yetistiremedik maalesef. Ben bandi bitirmistim hatta etekle üst kismin birlesimi için yardim etmeye basladim, ama çok karmasik bir bölüm oldugu için yetistiremedik. Dikis mankeninin üstüne ignelerle tutturdukda sonra aksam yemegi için yemekhaneye gittik. Tek bitiremeyen biz degildik elbette. Bes saat az bir süre bir elbise dikmek için, hemde böyle zor bir model. "Bitiremedik, kusura bakma tasalarken zamani hesaba katmadim." sesi üzgün ve hayalkirikligina ugramis geliyor. "Asla böyle bir bas yapit için özür dileme, gerçekten çok güzel oldu. Ben seninle birlikte bu model üzerinde çalistigim için çok mutlu oldum. Gerçekten hem çok bilgilisin, hemde becerikli. Hakkini vermek lazim, hayran kaldim bugün senin basarina." Utanmadan ettim iltifatimi, hak ediyor her bir kelimesini. Bana bakti uzun bir süre, gülümseyip yemek yemeye basladi. Yemekten sonra sunumlar yapildi, bitmis olan modellerden biri birinci oldu. Bizimki bitmis olsa kesin birinci olurduk ama. "Birinci olamadik, üzüldünmü?" sesi merakli geliyor Kadir'in. "Eger bayrak aramada dikisdeki kadar basariliysan hiç endiselenmiyorum. Sadece umarim bitirmemize izin verirler sonra, eger bitmezse üzülürüm." Sesim hüzünlendi sona dogru, gerçekten bitirmek istedigim bir parça oldu. Bana tatmin olmus bir bakis attikdan sonra müdürü dinlemek için döndü önüne. "Herkesin eline saglik, basarili modeller var, malesef burda bunlari bitirmek için vaktiniz olmayacak. Is yerine gönderilecekler kampin sonunda, orda istiyenler bitire bilirler. Bugün burda bitti, odalariniza çekilip dinlenin yarin kahvaltidan sonra bayrak arama yarisi var." Yavasça odama dogru yürümeye basladim Kadir'de pesimden geldi. Odaya kadar yan yana yürüdük konusmadan. Gergin bir ortam var, kapinin orda ikimizde birbirimize baktik, acemi bir iyi geceler dedikten sonra odalarimiza girdik. Anlamadigim bir sekilde heyecanladim, kalbim pir pir ediyor. Çok yorgun oldugum için bir dusa girdim valizimden ipek bir gecelik aldim. Saçlarim halen yas, hava çok sicak oldugu için üsümüyorum. Geceligimin altindan sadece ten rengi bir tanga var. Geceligimin ipleri gögüsümdeki dantelde birlesiyor, ordan asagada iki üçgen ipek gögüslerimi kapatiyor. Gögsümün altindan baslayan ikinci bir dantel kemer alt etek kismini birletiriyor üst kisimla. Bu metalik pembe gecelik tam kalçamin altinda bitiyor. Hava almak için arka tarafa açilan pencereye gittim. Önünde bir terasi varmis fark etmemistim sabah. Pencereyi açip temiz havayi içime çektim, terasta bulunan sandelyeye oturmak için kafami çevirdim ve yan terasta Kadir bana bakiyordu. Gözlerim büyüdü, saskinlikla oldugum yerde kaldim. Kadir benden önce çikmis terasa oyüzden ben çikar çikmaz fark etmis beni, o üstünden saskinligini atmis ben onu fark edene kadar. Kadir'in üstunde sadece bir sort var, gövdesi tamamen çiplak. Özenle yaratilmis bir varlik Kadir, kalbim tekledi önümde duran kasli gövdeyi görünce. Pürüzsüz, siki kaslar o kahve ten tarafindan sikica sarilmis, her hareketinde kolundaki damarlar haraket ediyor. Nefesim kesildi karsimda gördügüm manzaradan. Kadir daha fazla dayanami heralde, yavasça yanima geldi, benim terasin merdiveninde duraksadi ve beni basta asaya bir süzdükten sonra yanima yaklasti. "Selam," derin sesi, dahada derinlesmisti sanki "islak saçla neden çiktin disari? Üsütme sonra." samimi bir endise var sesinde. "Yok yeterince sicak" sesim titriyor konusurken "uyku tutmadimi?" diye ekledim. Uzun cümleler kuramiyorum. Bana uzun uzun baktiktan sonra. "Iddiayi hatirliyormusun?" dedi gözlerinde kaybolan bana. Konusamiyordum sadece ufak bir "hi-hi" çikti benden. "Ben o istegimi simdi söylemek istiyorum"...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD