Kahve yapmaya mutfaga gittim. Elime bardagimi alip makinenin önüne geçtim.
Her seyin makinasi vardi bende mutfakta yemek yapmayi severim.
Kahve makinasida aldigim ilk seylerden biriydi.
Kahvemi yaptiktan sonra, mutfaktaki sürgülü kapidan çiktim bahçeye.
Genis ve yesil bir bahçem var. Fazla vaktim olmuyor ilgilenmeye ama ayda bir bahçivan gelip benim için yapiyor bir seyler.
Mutfaktan çiktiktan sonra yaklasik 3 metre genislikte tasdan zemin var. Oraya güzel bir takim bahçe koltuklari yerlestirdim.
Mutfagin duvarinda katlanabilen gölgelik var.
Bir kumanda ile onuda yarim açtim, tamamen gölge olmasina gerek yok.
Bahçemde ceviz agci, kiraz agci ve birde dut agcim var.
En sevdigim meyvalari diktirdim.
Bahçemin etrafi 2 metre telle kapli. Tellerin hemen önüne sarmasik diktik, dogal mahremiyet sagliyor.
Bir kaç tanede gül calilarim var geri kalan alan bos çimen.
Çok kalabaliklastirmadan, sade bir bahçe düzenledik bahçivan ile.
Elimdeki kahve ile gectim yerime, yerlestikten sonra aklima Murat geldi.
Dün sabah oda garip davranmisti. Refleks olara belime dokundugu için benden özür bile diledi.
Eger refleks olmasaydi kizarmiydimki?
Murat'in yeri baskaydi benim için. Hem iyi anlasiyordum onunla hemde çok rahattim yaninda. Bir güven duygusu veriyor bana.
En agir 2 ayimdan sonra okuldan mezun olup hemen ise baslayabilmistim, ama kendimi hala kirgin hissediyordum.
Murat olmasaydi her sabah beni dinleyip bana samimi davranip kendi dertlerinide anlatan, böyle olabilecegimi düsünmüyorum.
Ona çok minnettardim bu konuda.
Eger erkeklerle yakinlastigimda donmasam ve korkup hemen uzaklasmak istemesem, sans vermek isterdim ona.
Henüz o kadar iyilesmedim sadece.
Murat bunu biliyor olsa gerek yoksa öyle masum ve basit bir hareket için özür dilemezdi.
Asil kaçdigin konu Murat degil Gülsüm.
Artik uzatmadan gir istersen konuya.
Üstünü kapattikca daha zor oluyor hazmetmek.
Kadir...
Nasil ben kendimi bu adaman kucaginda buldum tanisdigim gün anlamadim ben.
Önce hayatini kurtadim, tartistim sonra iddialastim. Bu kisim normal benim için, yapardim bunlari. Aklimdaki dilimde çünkü. Ama ikinci karsilasmamizdakiler benlik degildi.
Evet yakisikli Kadir, uzun, kasli, karizmatik ve yardim sever.
Çarpik bir gülümsemesi var, hele o gözler.
Zaten o gözlerdi beni bu hale getiren, beynim yaniyor o yesillere bakinca.
Ama bunlarin hiç biri kollarinin arasindayken hissettiklerimi açiklamiyor.
Hala kaçma refleksim var ama ayrilma istegim yok Kadir'in yanindan.
Uzun zaman oldu iliskiye girmiyeli, açim ama korkuyorum hala.
Serdar 19 larimda çikmaya basladigim en ciddi erkek arkadasimdi. Kendimi ölene kadar yaninda hayal ediyordum. Öyle çok güveniyordumki ona, hiç bir seyi fark edememisim. Ben onunla zaman geçire bilmek için kendimden vaz geçerken o en ufak firsatta sapiklik pesindeymis.
Çok zedelemisti bu beni. Üç sene boyunca beni 15 kisi ile aldatmis olmasi ve bana hiç deger vermemis olmasi, bütün erkeklerin sadakatini sorgulattirdi bana.
Beni yaninda tutmak için yapmis herseyi. Nisanimiz çok sade ve küçüktü, 'okuldayiz ikimizde, evlenmeden önce tekrar bir davet veririz' diyerek teselli etmisti beni.
Kadir farkli degildi digerlerinden.
Benimle daha tanisali onun içinde bir gün olmustu sonuçta.
Böyle rahat olmasi onunda degersiz bir yapiya sahip oldugunu ispatliyor benim için.
Sirf bakiyorum diye 'dokunmak istermisin' gibi bir teklif yersizdi bence.
Her kandinla bukadar labali olunmaz bence.
Hakli çikardi düsüncelerimi, oda Serdar gibi çapkin bir erkek sadece, aletini sokacak delik ariyan biri.
Mesafemi korumam gereken biri, iyiki kaçtim hemen. Suanda dogru karari verdigimi fark ettim.
.
Kahvemde bitmis artik, kararimida vermistim. Üstümden bir yük kalti resmen.
Tam bu sirada telefonum çaldi, kaltim ve arayan Irem. Çok yakin arkadasimdir kendisi.
"Alo, Damlam naber?" dedi telefondaki ince ses. Dogum lekemden dolayi 'Damlam' der bana. Insanlar neden öyle seslendigini sordugunda, genelde soruyu soran kisinin yüzü kizarirdi. Anlatirdi çünkü benim için hassas bir 'damla' odugunu. Bu kizin agzinda filtre yoktu.
" Iyiyim canim senden?"
"Canim çok sikiliyor, hadi cikalim bugün disari. Alisveris yapariz, yemek yer kahve falan içeriz. Hadi kirma beni!"Sesi sonuna dogru yalvarir gibi geldi.
Pek sik disari çikmam ben anca mecburi seyler için. Ama bugün bende evde yanliz kalmak istemiyorum. Kalirsam eger tüm günüm kafamda hikaye kurmakla geçecek.
"Tamam" Dedim kisaca.
"Hep senin istedigin yerlere gideriz söz, dönmek istersen zorluk bile çikarmiyacagim söz. Hemen kestirip atma...
Ne ? Tamammi dedin sen? Gerçektenmi? Geliyorum bekle, yarim saat sonra sendeyim." Sesi heyecanli geliyor. Çok sevindi.
" Tamam, bekliyorum seni." dedim bende. Cümlem biter bitmez telefonu kapatti. Bende o arada makyajimi yaptim, 25 dakika sonra zilim çaldi.
Odamdan çikip kapiyi açtim.
Sarisin, 165 boyunda kahve gözlü hafif kivrimlari olan canim arkasadim vardi kapida.
"Yakiyorsun gene. Hadi madem hazirsin çikalim hemen. Fikrini falan degistirirsin, riske atamam." Beni bir süzdükten sonra tuttu kolumu çekmeye basladi.
"Dur bir çantami, telefonumu alayim." Dedim kolumu kurtarirken. "Senin arabami, benimkimi?" Evet var arabam, sadece park yeri bulmak çok zor isyerinin etrafinda. Tren daha rahat oluyor. Hem Murat'da var ...
"Seninki."
Benim bir BMW X3'üm var. Nereye gitsek saygi ile karsilaniyoruz bu sayade.
Önce iç çamasiri almaya gittik. Benim en sik ugradigim yerlerden biri. Beni kendime anca bu getirir.
Magazada yeni modeller var, bralet modellerinden hiç denemedim daha. Bir kaç farkli model ve renk aldim ben, Irem'de kendine bir kaç model seçtikden sonra yemek yemek için üst katlara çiktik.
Yemek sirasinda Irem bana en son erkek arkadasindan ayrildigini anlatti.
"Çok utangaçti Gülsüm, hiç bir arkadasi ile tanistirmadi beni. Kaç defa teklif ettim, gel dedim benimkilerle tanis bari. 'Yok ben onlarla ne konusacami bilemem' dedi. Sikildim bende artik liseli çocuklar gibi kaçamak bulusmalardan.
Ayrilirken öyle karsi bile çikmadi, heralde oda ayrilmak istiyecekti ben demesem."
"O seni tanistirmak istememis canim, utagaç oldugu için degil. Seninle görünmek istemedigi için, kesin baska kadinlarda vardir. Hepsi ayni zaten." Üzüldüm arkadasima. Benimkine bezer bir olay yasamis. Kisa bir iliski olmasi hiç bir seyi degistirmiyor.
"Serefsiz! Anlamam lazimdi zaten. Haklisin kesin baska kadinlarida beceriyordu bu." Dedi ikna olmus bir sekilde.
"Bos ver zaten pekde becerikli degildi yatakda." Dedi sonra.
"Aman hemende karalamaya basla, hahahah" dedim gülerek.
Yemegimizi bitirdikten sonra kahve için baska bir yere gitmek istedik, asaya katlara inerken makyaj malzemesi almak için ikinci katta bir stop yaptik. Arabada Irem dinliyecegimiz muzigi seçtikden sonra kafeye dogru sürdüm arabayi.
Yarim saat sonra, trafik saolsun. Geldik kafeye, Irem önden siparisleri vermek ve oturacak yeri seçmek için indi bende arabaya park yeri buldum.
Umarim içerde çok yakisikli erkekler yoktur, artik erkek arkadasida yokki bu kizin kesin girer bi adamin dibine.
Ben simdiden ayrilma bahaneleri üretmeye basliyayim en iyisi.
Kafeye girdikten sonra gözüm aradi Irem'i vede tam tahmin ettigim gibi oturmus bir adamin karsisina.
Adamin sirti bana dönük oturdugu için henüz nasil biri oldugunu göremedim ama arkadan bile yakiyor.
Evet Gülsüm buraya kadarmis kiz kiza gününüz.
Kahvenide içdikten sonra topuk görünüyor bana.
Irem' de beni fark etmisti ve el salladi "Damlam gel burdayiz" dedi.
Zavalli adam huzurla kahvesini içmek isterken kimlere bulastigini bilmiyor henüz, hemende 'burdayiz' oldu.
Nezaman 'biz' oldunuz acaba?
Masanin basina gelince adamda ayaga kalkti bende selam vermek için ona dogru döndüm.
"Hayir! Imkansiz, sen burda ne yapiyorsun? A-aaa."