Tesadüf

1431 Words
"Hayir o benim hizmetimin karsiligi." Gülümsemesi daha bir büyüdü. Anlasildi geri alamiyacagim bandimi. Bu kadar yeterliydi bugün için bence artik konuyu degistirmenin sirasi geldi. Donmadim yaptigi seylerden sonra, kaçmak istemedim bugün. Irem hakli çikti hissetmekten kortugum içindi hepsi. . "Kuzenin geldikten sonra ne oldu? Soramadim dün" dedim konuyu degistirmek için. "Dedem yemek verdi tüm aileyi toplayarak. Benim varligim fark bile edilmedi. Farkli birsey degil aslinda. Sadece son 1 aydir yoktu alismistim masada konusabilmeye." Konunun degismesi hem onun için hemde benim için iyi oldu. Ikimizde daha rahattik artik. Yolculugun kalaninda sadece sohbet ettik. . Is yerine geldigimde bana bir bakan bir daha bakiyor, ilk defa degil idiali giyinmem, bugün sadece bir tik fazlaydi. Rutin islerime basladim sikici ilerliyor gün, aklima Kadir geldi cuma ben depodan ayrildiktan sonra görüsmemistik. Bugün karsilasirmiydik acaba, özür dilemek istiyorum. Ayip oldu öyle birden ayrilinca. Anlamamistir bile ne oldugunu. Öglene dogru müdür geldi yanima, elindeki çizimleri asagi kata götürmemi istedi benden. Önce hepsinin fotokopisini çekmem lazimdi, bende bizim kattaki fotokopi makinasinin basina gittim. Ben çizimleri kopyalarken Sibel geldi yanima. Benimle ayni bölümde çalisan bir bayan. Dayanamiyorum kadina, bir seymi yapti bana? Hayir. Ama bazi insanlar vardir hiç birsey yapmasa bile katlanamazsiniz. Iste benim için o kisi Sibel. Karsilikli konusamiyoruz, onun söylediklerini takip edemiyorum, cümlelerimi bitiremiyorum ... Olmuyor bir türlü fekansimiz tutmuyor Sibel'le. "Selam Gülsüm, bayagi oldu seni görmeyeli" dedi. "Merhaba Sibel" kisa ve öz. "Kopyalaman gereken daha çok sey varmi?" "10 sayfa ..." "Benim toplantiya yetismem gerekiyorda." Daha cümlemi bitirmemistim bile. Soru sorduktan sonra cevap beklenir benim bildigim, ama ben Sibel'i bilemiyordum. Seninle ugrasamiyacagim bugün Sibel Baska makina kalmamis gibi gene buldu beni. "Benim isim acil degil ben baska makinaya giderim sen devam et" dedim uzaklasmam lazim burdan, isin aciliyeti umrumda degil. . Cevabini bile beklemeden çizimleri toplayip ofisin diger ucundaki fotokopi odasina gittim. Uzak bir kösede oldugu için kullanilmiyor pek, Sibel'den uzaklasmak için her seyi yaparim. Odaya girdim çizimleri düzenlemeye basladim "nerden buluyor bu kadin beni her seferinde bilmiyorum. Yok yani sevemiyorum, olmuyor. Bana biri sorsa ne yaptiki diye, cevabim bile yok. Sevmiyorum sadece, illa her sey için bir sebepmi lazim? Sevmiyorum, nokta! Sinirlerimi bozuyor kadin, resmen elim ayagim titriyor suna bak. Tek yaptigimizda üç cümle konusmak. Aaaaaah, sevmiyorum iste." Kendi kendime konusurken farkina bile varmamisim odada biri daha varmis. Nadiren kullanilir burasi, bos oldugunu varsaydim. Birden arkadan hafif bir öksürme sesi gelince, yerimden havaya firladim. "AAAAAHH" Elim kalbimde arkama döndüm. Karsimdaki kisi Kadir. "Kusura bakma, burasi genelde bos olur, bende biraz sinirli girince seni fark etmemisim. Is yerinin ortak kullanim alanlarindan biri oldugu bir an aklimdan çikmis. Kullanilmaz bura pek, korkuttun beni." Hizlica konusmaya basladim, korkmustum. Bu odada birinin olmasini beklmiyordum, hele birde o kisinin Kadir olmasini hiç beklemiyordum. "Ahha, sakin ol özür dileyecek bir sey yapmadin. Bu odanin genelde bos oldugunu bende biliyorum. Bos oldugu için geliyorum buraya zaten." Gülümsüyor, hep beklemedigim yerlerden çikiyor Kadir. Elim hala kalbimin üstündeydi, korkum geçmis olmasina ragmen benim kalbim hala deli gibi atiyor. Görmeyeli bende biraktigi etkiyi unutmusum, gözlerimi alamiyorum Kadir'den. Bir kaç saniye duraksadiktan sonra konusmaya baslayan kisi Kadir oldu "geçen gün için bende seninle konusmak istiyordum. Karsilastigimiz iyi oldu." Karnima agrilar girdi birden. Konusmaya hazir oldugumu düsünüyordum Murat'la sabahimizdan sonra, ama belliki çok yanilmisim. "Ben özür dilerim," diyerek basladi cümleye. Sasirdim bekledigim bu degildi, hesap sorar neden öyle birden kaçtin der, benim abarttigimi falan söyler saniyordum. Saskinligim yüzümden okunmus olsa gerek konusmak üzere açtigi agzini geri kapatip saskin bir sekilde bakmaya basladi. "Neden sasirdin?" "Beklemiyordum özür dilemeni, genelde abartiyorsun diye suçlayip kizarlar çünkü" diye açiklama yaptim. Kaslari çatildi birden, gözlerini yere indirdi, derin bir nefes aldi. Tekrar bana bakip konusmaya basladi "Haddimi astim kusura bakma, bazen nasil davranmam gerektigini unutuyorum. Ayni is yerinde çalisan iki kisi olarak pek dogru bir yaklasim degildi." "Asil ben özür dilerim, haddini asan bir durum olmadi benim için. Öyle hiç birsey söylemeden kaçmamam lazimdi." Ikimizde özürlerimi diledikten sonra, beni bastan asaya süzdü. Rahatsiz olmadim bakislarindan. "Sen ne is yapiyordun burda?" "Tasarimciyim, çizimler yapiyorum. Izin verirlerse tabi." "Genelde tarzin bu mudur?" "Bu derken?" Kelimelerini seçerek konustugu belliydi, merak ediyorum ama nasil devam edecek konusmaya. "Giyim tarzin." Elleri ile asagi yukari yapiyor. "Daha uzatirdim ama neyse, evet tarzim bu." Dudaklarinda bir gülümseme olustu, "çok yakismis." "Tesekkür ederim." Arkami donup evraklari düzenlemeye devam ettim, hala bitirmem gerek bir is var. Yanima geldi, yardim etmeye basladi. Gözleri üstümde benim, kopyaladiklarimi düzenliyor, dayanamadim "dokunmak istemisin?" ben ondan gözlerimi alamayinca bana söyledigi seydi. "Hah-? Ah, ihi anladim." Gülümsiyerek yan bir bakis attim. "Gözlerimi almak zor oluyor, anladim simdi seni. Durumu esitlemek lazim, yoksa adaletsiz olur." Imali bir bakis attiktan sonra elindekileri masaya birakti,bende döndüm saskin bir sekilde ona bakiyorum. Uzun kollu beyaz bir gömlek var üstünde, kollarini katlamaya basladi. Kaslarini sergiliyor, kimildadikça damarlari daha belirginlesiyor. Kollarindan sonra yakasinin dümesinide açti. "Ne yapiyorsun dur!" Dedim panikle. "Esitliyorum durumu, sende kisa kol var, artik bendede var, sende derin bir dekolte var, artik bendede." "Benim dekoltem okadar derin degil!" yüzüm kizarmisti, söyleyecek sadece bunu bulabildim. Söylerken sesim titredi. Tertemiz gögsü açik artik, kollarindaki kaslara bakarak vücudununda orantili olacagini tahmin etmem lazimdi, ama bu görüntü tahin edilemez. Kalbim henüz heyecanini atlatamamisken, simdi karsimda davetkar bir Kadir var. Yaklasti bana dogru dip dibeydik artik. "Haklisin, seninki daha derin," deyip bir dügme daha açti. Yüzü gülüyor, kendinden okadar emin bakislari varki. Tek yapabildigim yutkunmak oldu. "Simdi esitlendik iste, kiyafetimizden tut, hissettiklerimize kadar." Kirmizi yanaklarla gözlerine bakiyorum, göz temasini kurduktan sonra o yesil denizden ayrilmak çok zor oluyor. Nefes almakta zorlaniyorum. Kabul et iltifati. Kaçma bu sefer, Ne olacaksa olsun. "Sen ne hissediyorsunki?" Beklemedigi yerden sordum heralde, o yüzündeki güven kayboldu bir an. Gözlerinde soru isareti var, ölçüp biçiyor ne yapacagini. Sol elimi eline aldi, yavasca kalbine götüdü. Hissediyorum kalbini, çok hizli. "Heyecan"sesi kisikti artik. Elim tenine temas edince sirtimdan asaya bir titreme indi, karnimda karincalanma basladi. Öyle pürüzsüz ama bir okadar yumusak gögsü varki. Yutkundum tekrar. Bu sefer düsünüp tartma sirasi bendeydi. Nasil cevap verecegime karar verdikten sonra bu isin dönüsü yok. Bende onun sol elini alip kendi kalbime koydum. "Ozaman dogru söylüyorsun" dedim. Nefesi kesildi bir anligina, gözleri büyüdü. Sadece büyüyen gözlerimi acaba? Benim hissettigim açligi oda hissediyormudur? Hiç çekmedim elimide, bakislarimida Kadir'den. Yaklasik bir dakika baktik öyle birbirimize. Ikimizde ne kadar ileri gider bu is diye merak ediyorduk, ben ediyordum onunda ettigini düsünmek istiyorum. Kadir'in bakislari birden kararlilikla doldu, bana dogru bir adim atti. Elim hala gögsünde, onunkide benimkinde. Kalbi daha sakindi, kendi kontroldeyken sakinlesiyordu kalbi. Sol elimi birakip belimden tutu beni, kendine yaklastirdi tamamen. Artik gögsüm onun vücuduna sürtüyor. Kafasini yaklastirdi bana, burunlarimiz birbirine degecekken boynuma yöneldi. "Kiminle ne konustuguna dikkat et bence, herkes benim gibi kendine hakim olamiya bilir." diye fisildadi kulagima. Sicak sesi derimin diken diken olmasini sagladi. Kokusu içime doldu, beynim bulandi bir an. Sesi yankilaniyor içimde. Gösümdeki eli hala yerinde duruyor. Ben cevap veremeyince, daha ileri gitmeye karar verdi, gögsümdeki elini çekip kalçamdan tutu. Ilerlemeye basladi beni arkaya dogru iterek. Ben tezgaha çarpinca, tutup kaldirdi ve oturtdu beni tezgaha. Ufak bir ses çikti benden, tezgaha oturtturulurken. Nefesimi toparladiktan sonra "saol iyiki hakim oluyorsun kendine" dedim. Sesim titredi istemeden, algiliyamadigim kadar çok sey oldu birden. Tam karsimda durmus bana bakiyor, elleri artik üstümde degil tezgahta dinleniyor. Ellerini çektigi anda ciz etti içim geri istiyorum temasini. Çarpik bir sekilde siritmaya basladi, madem öyle al sana dercesine. Bacaklarima bakti, oturdugum pozisyonda bacak bandim net görünüyor. Diger bandimin seritleri ise bos bir sekilde tezgahin üstünde dinleniyor. Kafasini kaldirip bana bakti, beni pisman edecek bakislari var. "Bacak bandini tek takman çok yakismis, seritleri takmasaydin bos bacagina." Bacagima bakarken konusmaya basladi, elleri sag bacagimdaki dis seriti tuttu. Elini seritten yukariya kaydirmaya basladi, etegimin altindan, jartiyerime gelince durdu ve çikardi jartiyerimden. Ben bu süre boyunca nefesimi tutuyor, kimildamaya korkuyorum. Gülümsemesi büyüyerek iç taraftaki seriti almak için diz kapaklarimdan tutarak yavasça bacaklarimi araladi. Serçe parmagi bacagimin iç tarafini sürttü benim inlememe neden oldu. Inlememi duyduyunca temasi kesmeden durdu ve bana bakti, kizarmis yanaklarla nefes almadan göz göze geldik. Elinde ikici seriti takip ederek, temasida kesmeden, etegimin altinda jartiyerime kadar ilerledi. Ikinci seritide ayirdiktan sonra bir adim geri atti. Ben anca ozaman tuttugum nefesi biraka bildim. Memnun gözlerle " Evet kendime hakim oluyorum dedi." Elindeki seritleri cebine koydu uzaklasiyordu, "Sey, seritlerimi alabilirmiyim?" diye sordum kisik sesle. Bana dogru döndü güldü, "Hayir, bu benim hizmet ücretim dedi." Saskinlikla tek yapabildigim gülmek oldu. Kadir odadan çiktiktan sonra yavasça tezgahtan indim, sendeledim ilk basta. Bacaklarim titriyor, kalbim deli gibi atiyor, bedenimide sicak basmis durumda. Ben daha iki gün önce bu adamdan uzak durma karari almadimmi? Iyiki uzak durayim dedim yoksa suracikta berebar olacaktik. Inanamiyorum olanlara, benden 'haddimi astim kusura bakma' diye özür diledikten sonra iç çamasirimin bir parçasini alip gitti. Bugün eve daha fazla kiyafet kaybetmeden gidebilecekmiyim acaba? .
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD