Hesaplaşma

1356 Words

İLKAY Aynı odaydık. Aynı kadınla. Yüzüme bakıyordu… ya da ben kendi suretime. Hâlâ silahlarımız elimizdeydi ama havada bir kırılganlık vardı. Tehlikeli bir sessizlik gibi—patlamaya hazır ama henüz suskun. Onun gözlerinde bir şey vardı. Gizlenmiş bir korku mu… yoksa benliğini yitirmemek için son bir tutunma çabası mı? Bilmiyordum. Ama hissettim. Bu kadın gerçekti. Ve hikâyesi—bana çok yakındı. Silahı yavaşça indirdim. O da aynı anda hareket etti. Sessizce. Birbirimizi taklit eder gibiydik. “Silahları bırakalım,” dedim. “Bu gece sadece konuşalım.” İtiraz etmedi. Masaya bıraktı. Ben de öyle. Mutfağa geçtim. İki bardağa viski koydum. Biri onun için. Biri benim. Bardağı aldığında, parmaklarıma baktı. Benimkiyle aynı eller. Aynı parmak yapısı. Aynı tırnak şekli. Elimi hızl

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD