Uzun bir sessizlik oldu. Camın önünde durmuş, sigarasının son dumanını üflerken yüzüme baktı. Artık karşımda bir görev yoktu. Bir kadın vardı. Yaralı, güçlü, yalnız. “Beni anlamanı istemiyorum,” dedi. “Sadece… karışmamanı.” Bir adım attım ona doğru. Gözlerimin içine bakmasını istedim. “Ne kadar derindesin bu işin içinde?” Gülümsedi ama buruk. “En derinindeyim. Ucundan çekilsem, her şey dağılır. Onlar düşmeden ben çıkamam.” Yutkundum. Onunla ilgili her şey karmaşıktı ama artık içimde bir bağ vardı. Net, tartışılmaz. “Peki,” dedim. “Bir anlaşma yapalım. Ben seni görevinde yalnız bırakacağım. Ekiplerimi geri çekeceğim. Hakan’ı da… ama senin bana yalan söylememen gerek.” Bir an düşündü. Sonra başını salladı. “Yemin edemem. Ama seni koruyacağım. Elimden gelen her şeyle.” Bu ilk görüş

