Ellerimle gözlerimi ovuşturmayı bırakıp yataktan doğruldum. Karşımdaki aynadan yorgun yüzüme ve kızaran gözlerime baktım. Üç gün olmuştu. Üç gündür tek yaptığım bu yatakta debelenmekti. Ve ölmeyecek kadar yemek yemek... Paul'un evindeydim. Helen'in evine gidemiyordum. Onun anılarıyla dolu olan bir evde yaşamak zordu. Benim yüzümden öldüğünü bile bile hem de. Dean'ın yanına da gidemiyordum. Onu görmek istemiyordum. Onu görmek onu seçtiğimi hatırlatıyordu bana. Helen'i umursamayıp onu seçtiğimi hatırlatıyordu. Ona haksızlık etmek istemiyordum, onun bir suçu yoktu. Fakat onu görmeyi istemiyordum. En azından bir süre daha. Ayağa kalkıp banyoya ilerledim. Yüzümü yıkadıktan sonra üzerimdeki kıyafetlerden kurtuldum. Siyah bir gömlek ve siyah pantolon giyip banyodan çıktım. Kılıcımı ve bıçağ

