“Bazı evler, duvarlarıyla değil, içinde bastırılan haykırışlarla yıkılır. Ve bazı çocuklar büyümez, yalnızca susarak yaşlanır.”-Yazar *** Beş yıl geçmişti Laçin’in çorba kazanını devirdiği o unutulmaz geceden bu yana. Ama o gecenin yankıları hâlâ duvarların arasında çınlıyordu. Laçin’in cezası o gün verilmişti: evden bir adım dışarı çıkmamak ve evin tüm işini tek başına görmek. Ceza, zahmetle değil, onurla veriliyordu; çünkü Laçin’in gözlerindeki ateş herkesi rahatsız etmişti. Onu yalnızca çalıştırmak yetmezdi, denetlemek gerekirdi. Bu iş için Dülken’in karısı gönüllü oldu. Aslında gönüllü olmadı, Gürel onu parmakla seçti. Yaslı bir horoz gibi, diş geçirebileceği tek tavuğu seçmişti. Dülken’in karısıMirel, Laçin’in etrafında bir gölge gibi dolanıyor, yaptığı işleri kontrol ediyor, bir t

