“İncitmek istediler, ama onu yalnızca görünür kıldılar.”-Narin Kraliçe *** Velmora’nın narin kraliçesi, göl rüzgarlarını arkasına alıp doğunun soylu suskunluğuna doğru yelken açtığında, gökteki bulutlar bile bu ziyaretin anlamını sezmiş gibiydi. Virelya… Soyun kutsal sayıldığı, damarlarında karışmamış kan akanların hüküm sürdüğü, ihtişamı suskunluktan doğan bir ülke. Her taşında düzen, her mermerinde disiplin gizliydi. Kraliçenin ayak bastığı ilk yer, Gümüş Tılsım Avlusu oldu. Yerdeki mozaikler, Virelya hanedanının binlerce yıllık soy ağacını simgelercesine kıvrıla kıvrıla uzanıyordu. Kraliçenin gümüş işlemeli şalı, ihtişamın soğukluğu karşısında rüzgarda ürperdi. Zarif ve gururluydu; ama geçmişiyle lekelenmişti en azından Virelya’ya göre. “Soy, su gibidir,” demişti zamanında Kral Lorv

