Günler, dağların gri yamaçlarında ağır ağır aktı. Laçin, geceleri yaktıkları soba ateşinde ellerini ısıtırken, sabahları o ellerle çalışmayı sürdürüyordu. Başlangıçta kendisine verilen işleri yapan bir yabancıydı sadece. Ama sonra, işlerin ucundan yalnızca kendisine verilenle değil, başkalarının taşıyamadığıyla da tutmaya başladı. Biri su taşırken belini incitmişse, Laçin onun yerine kaynak başına giderdi. Bir başka kadın çocuğuna süt bulamıyorsa, gecenin bir vakti yaban keçisi izine düşerdi. Çorba kazanında yemek azalınca sessizce tarladaki yaban sebzelerinden toplar, yemeği uzatırdı. Kimseye ne yaptığını anlatmaz, yaptığı hiçbir şeyle övünmezdi. Onun bu suskun azmi kolonide yavaş yavaş yer etti. Başlangıçta kimse yüzüne bakmazken, artık sabah selamları almaya başlamıştı. Küçük çocuklar

