“Üç farklı toprak, üç farklı hüküm, ama aynı masaya oturan üç gölge... Velmora o gece yalnızca eğlenceyle değil, ihtimallerle de doluydu.”-Narin Kraliçe *** Shaabani Sarayı – On birinci gün, Dumrul’un ulaklarının yola çıkışından sonra Sarayın yüksek tavanlı odasında, gölgeler ahşap sütunların arasından süzülerek yere kıvrımlar çiziyordu. Güneşin eğik ışığı, odadaki ince toz bulutlarını aydınlatırken Ulubek geniş pencerenin önünde durmuş, ağır kaftanının ucunu parmaklarıyla sıkıyordu. Gözleri uzaklara, hiçbir şeyin görünmediği o belli belirsiz ufka dalmıştı. Sencer, odaya sessizce girdiğinde yerdeki gölgeler kadar sessizdi. Ulubek başını çevirmedi, ama geldiğini hissetmişçesine konuştu. “Ulak Targun’a da ulaşmış mıdır?” Sencer, onun hemen arkasında durdu. "Targun’un sınır devriyeleri u

