“Sabahın soğuk ışığı, evin taş duvarlarına vurduğunda, herkes yerini ve yükünü biliyordu.”-Yazar *** Gürel, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Hadravun sokaklarına adım attığında, şehrin üstüne ince bir sis çökmüştü. Derin düşüncelere dalmıştı; oğulları Dülken ve Ogan için seçeceği gelinler, yalnızca güzellikleriyle değil, sağlamlıklarıyla da hanedanlarına güç katmalıydı. Yanında, doğumdan ölüme kadın bedeninin her halini bilen, yaşlı ve bilge ebe kadın Şifran Ana vardı. İlk durakları Toryanların konağı oldu. Toryanların en nadide güzeli, ay ışığı tenli, koyu kehribar gözlü kızı Mirel, ailenin iftiharıydı. Konağın geniş taş avlusunda, utangaç adımlarla bekliyordu. Üzerinde işlemeli keten bir entari vardı, incecik parmakları giydiği gömleğin eteğini sıkı sıkı tutuyordu. Gürel, kadim bir g

