“Topraklar kılıçla değil, kırık gururlarla fethedildiğinde; savaşsız zaferler en derin izleri bırakır.”-Yazar *** Lumar Hanı Şahin Han, Babür’ün yollarında… Şahin Han, uzun ve bitmek bilmez bir kara yolculuğuna koyulmuştu. Yanında, en sadık emirleri, birkaç mülk sahibi bey, muhafızları ve özel kaleminden birkaç yazıcı vardı. Altın işlemeli sancaklar taşıyan atlılar, yorgun ve bitkin, toz içinde yolları arşınlıyordu. Lumar’ın en asil kumaşlarına sarınmış olsalar da, yüzlerindeki mahcubiyet ve utanç, süslerini solduruyordu. Şahin Han, ağır ağır ilerleyen kafilenin en önündeydi. Atlının üstünde dimdik durmaya çalışıyor, fakat omuzlarına çöken ağır utancı ne kılıcı ne de kürkü hafifletebiliyordu. Gözleri yolun tozunda, yüzü sert ve solgundu. Her adım, onu Şehinşah Derbet’in hükmüne bir ad

