Hadravun şehri, Lumar’ın bereketli topraklarında, uzun zamandır sessizliğe mahkum olmuş bir yerdi. Toprak sahiplerinin, zenginlerin ve yükseklerin egemenliğinde, kadınlar ve köleler hayatlarının en karanlık günlerini yaşıyordu. Bu şehirde adalet, sadece sözde vardı; gerçekse, korku ve boyun eğmekti. Dağların zirvesinde ise bir başka dünya vardı. Siyah İnci ve yoldaşları, uzun zamandır şehre inmek için gün sayıyordu. Onlar, Hadravun’un zalimlerine karşı gelmiş, adaleti sağlamak için yola çıkmışlardı. Kadınların ve kölelerin çektiği acılara, gördükleri eziyetlere artık dayanacak halleri kalmamıştı. Siyah İnci’nin liderliğindeki bu küçük ama kararlı grup, Lumar’ın en ücra dağlarında yaşarken, onların etkisi çoktan Lumar’ın köylerine kadar ulaşmıştı. Toprak sahipleri, kadınlara ve kölelere k

