Şehzade Destan, donanmasını Velmora Adası’nın güney limanına çektiğinde, denizin tuzlu kokusu ile yorgunluk birbirine karışmıştı. Savaş meydanında aldığı ağır darbenin izleri hâlâ omuzlarında bir zırh gibi taşınıyordu. Ayda Sultan’ı almadan dönmeyeceğine dair ettiği yemin, içini kemiren bir öfkeye dönüşmüştü. Bu yüzden ordusunu geri çekti. Karadaki birliklerine de haber salındı—Targun’dan yola çıkan askerler günler içinde, deniz yoluyla adaya ulaştırıldı. Velmora, şimdi yalnızca savaş yorgunlarını değil, gelecek kavgaların planlarını da taşıyordu içinde. Adanın dokusu, uzun zamandır bu kadar gergin kaslı adam, bu kadar çok silah, bu kadar az sessizlik görmemişti. Ama bir yandan da Velmora, savaşla değil, hazla nefes alırdı. Surları yosun tutmuş kalelerin arasında dar sokaklar, geceleri

