“Zaman, eski kinleri küle çevirmişti; ama küllerin altında hâlâ kor yanan bir geçmiş vardı.”-Yazar *** Shaabani sarayının arka bahçesi, sabah güneşinin ilk ışıklarında bile ağır bir suskunlukla örtülüydü. Kum rengi taşlarla çevrili avlu, ikiye ayrılmıştı; biri siyahlar giymiş, gölgeler gibi sessiz ilerleyen oğlanlardan oluşan takım, diğeri ise kızılın farklı tonlarına bürünmüş, çevik ve kendinden emin gençlerden oluşan grup. Kırmızı takımın önünde Esem duruyordu. Başını koyu kırmızı bir örtü ile örtmüş, zırhı hafifti; hızını engellemeyecek kadar sadeydi. Gözleri, karşıda duran siyah takımın önünde dimdik duran Uraz’a takıldı. O an, çocukluklarının ne denli geride kaldığını fark etti. Beş yıl daha geçmişti ömürlerinden. Shaabani’nintaş duvarları, suskun kışlar ve yalnız yazlar arasında b

