“Bazen bir adım atarsın; özgürlük kokar ama ardında kalan zincirlerin pası ciğerine dolar.”-Yazar *** Taş avluyu sarı solgun bir güneş ısıtıyordu. Hava kışa dönmenin eşiğindeydi ama Lumar’ın ağır kışlarından değildi bu; daha çok insanın içine işleyen, ürpertici bir serinlikti. Bahçedeki kuru yapraklar, hafif rüzgârla oradan oraya sürükleniyor, toprağın üzerinde solgun desenler çiziyordu. İşte böyle bir sabahta, Özden kızı Laçin’i usulca kenara çekti. Özden’in yüzü endişeyle kırışmıştı. Gözleri, yılların yorgunluğuyla değil, o anlık korkuyla kararmıştı. “Yeter artık,” dedi sesi titrek ama kararlı. “Ne yapıyorsan... bırak. Bu evde bizim için iyi bir son yok, Laçin. Ne baban, ne de Gürel bize merhamet eder.” Laçin başını hafifçe eğdi. Dışarıdan bakan biri, annesinin nasihatini sessizce ka

