36.Bölüm—Destan—Tahta Akan Zehir—

1612 Words

“Beklemek, güçsüzlerin işidir. Ben sabretmem; planlarım sabreder.”-Vezir Dumrul *** Taş duvarların arasında yankılanan ayak sesleri, Dumrul’un zihnindeki çalkantıyı bastıramıyordu. Sarayın ağır, kan ve küf kokulu havası, göğsüne bir taş gibi çökmüştü. Yıllardır ördüğü ağ, ellerinin arasından kayıp gidiyordu; ipler gevşemiş, düğümler çözülmüş, kader denen düşman bir kez daha onunla alay etmişti. Lumar ile yaptığı gizli anlaşmalar, sır dolu mektuplar... Şimdi hepsi, Begüm Sultan ile Mirza’nın küçücük parmaklarına takılan altın yüzüklerle kül olmuştu. Lumar Hanı artık Babür’e karşı tek başına ayakta duramazdı. Elçisi Kaşmur’dan beklediği haberler, umutla beklediği satır satır ihanet, hiç gelmedi. Dumrul’un içinde ağır, kara bir umutsuzluk yeşerdi. Dudakları sıkıldı. İnce parmakları kılıç

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD