“Krallar tahtını korur, kraliçeler hafızasını.” – Kraliçe Ezerya *** Sarayın odalarında hâkim olan sessizlik, Ezerya’nın nefes alışlarında çatlıyordu. Taş döşemeler, zamanın ağırlığını taşıyor gibiydi; her adımda yankılanan çıtırtılar, hanedanın geleceğini fısıldıyordu. Kollarında tuttuğu bebek, her şeyin merkezindeydi artık. Bir zamanlar yalnızca kardeş, yalnızca sadık bir soy bekçisi olan Ezerya, şimdi kaderin hamurunu elleriyle yoğuruyordu. Varnel ve Lorven, kardeşlerinin yüzünde daha önce hiç görmedikleri bir sertlik, bir kararlılık gördüler. Ezerya, kucağındaki bebeği biraz daha sıktı. Gözleri duvarda bir noktaya sabitlenmişti. Artık bir karar mühürlendi. Ezerya yalnızca bir isim değil, iradeydi. İki gün sonra saraya gri cübbeli, gözleri karanlık bir derinliği taşıyan yaşlı ad

