1

464 Words
1 2040, İtalya (Floransa) Arkeolog John Smith, Mısır’dan İtalya’ya döndükten sonra bir gece yarısı çok kötü bir rüya görmüştü. İsa Mesih’le karşılaştığı o Mısır’daki korkunç olayların ardından nerdeyse 4 yıl geçmişti. Damien Jakobsky, salgın hastalıklar karşısında inşa ettirdiği İtalya’daki o korkunç insan yakma fırınlarını niçin inşa edip ortadan aniden kaybolmuştu? John Smith buna hiçbir anlam veremedi. Yoksa gerçekte onu daha henüz hiç tanımamış olabilir miydi? Belki de gerçek adı bu değildi, böyle düşündü rüyadan uyanınca. Bunu, onunla yeniden karşılaştığında tekrar anlayacaktı, fakat bu kez bir hastane odasında. Evet, tarihin en büyük katilini tanımak onun için kolay olmayacaktı. Bir UFO’ya binip aynen geldiği gibi, gökyüzüne doğru çekip gittiği o günden beri nerdeyse her gün İsa Mesih’i ve yanındaki o dört meleksi yaratığı bir daha hiç göremedi, hatta rüyasında bile. Fakat bu kez de kötü rüyalar, kabuslar görmeye yeniden başlamıştı. Öyle ki, John Smith artık bu rüyaların etkisiyle gerçek dünya ile bir hayal dünyası arasında gidip geliyordu. John Smith o gece rüyasında çok korkunç yüzlü, başındaki saçlarının yerine yılanlar olan ve mavi bir ışık saçan korkunç gözlere sahip olan taştan yapılmış bir kadın figürü görmüştü. Kadın, içi su dolu bir mağarada ters bir şekilde baş aşağı duruyordu ve ona doğru ışık saçan delici koyu siyah gözleriyle bakıyordu. Kadının yukarı doğru çevrilmiş ayaklarının üzerinde ise, yukarıdan inmekte olan dev bir ışık huzmesi ve onun üzerinde de dev bir tunçtan yapılmış levhaya kazınmış bir yazı duruyordu. Cehennem benzeri bir ateş kuyusunun içindeydi şimdi ve gökyüzüne doğru uzanan ateş ve duman sanki sonsuza doğru uzanıp gidiyor gibiydi. John Smith levhada yazılı olan yazıya gözleri kamaşarak güçlükle baktı rüyasında, şöyle yazıyordu: B E N M E D U S A I Ş I K T A N R I Ç A S I Ve altında da şöyle: SAÇLARIMIN DOKUNDUĞU VE BAKTIĞIM HERŞEY TAŞA DÖNÜŞÜR. ZEHİRİM KANA KARIŞIR, CİĞERLER TAŞA DÖNÜŞÜR. BEN CEHENNEM’İN KRALİÇESİ! YERİN 7 KAT ALTINDADIR 7 ALTIN KAPIM. İNSANLAR VE TAŞLARDIR CEHENNEM’DEKİ YAKITIM. GORDİON’UN BÜYÜK DÜĞÜMÜNÜ ÇÖZER, BÜYÜK BİR SIRDIR, KAYIP TAŞTAN BAŞIM. BENİ ARA, BENİ BUL! GORDİON’UN ESKİ KELT KENTİNDE. John Smith, gördüğü bu kabusun etkisiyle iyice terlemeye ve sayıklamaya başlamıştı: - “Cehennem ve taşlardır Cehennem’deki yakıtım. Cehennem’deki yakıtım, Cehennem, yakıt, daha fazla ateş. Hayırrr!” Diye bağırdı ve yatağından aniden fırlayarak kalktı. Bir süre yatağın üzerinde hareketsizce oturdu. “Tanrım! Bu da nedir böyle?” dedi içinden ve kendi kendine konuşmaya başladı önündeki karanlık boşluğa doğru bakarak: - “Aman Tanrım! Kabus görüyorum sanırım. Medusa! Bu çok eski, mitolojik bir kötücül yaratık. Peki ama neden o levhadaki yazıları okudum? Tüm bunların anlamı ne? Yoksa şimdi büyük bir lanet mi bu? Son günlerde işlerim hep ters gidiyor zaten. Bir de üstüne üstlük bu kötü rüyalar. Tüm bu saçmalıklar kabus gibi üzerime çöktü sanırım. Tanrım, kendimi kötü hissediyorum.” Diyerek bir süre daha kendi kendine sayıklamaya devam etti karanlık ve şimdi daha bir ürkütücü hale gelen yatak odasının içinde. Bir süre daha yatakta yeniden uyuyabilmek için debelendi durdu ve sonunda yeniden uykuya dalabildi..
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD