AKADEMİ DE YENİ DÖNEM

853 Words
Chise nereye gitse sanki her an karşısına birilerinin çıkmasından endişe ederek akademiye geri döndüğünde yemek salonuna gitmişti. Arkadaşları ile aynı masaya oturduğunda hala utanıyordu. "Chise! Ah gerçekten bizi korkuttun neredeydin böyle?" Wendy ilk konuşan olmuştu ve gerçekten ses tonu endişe vericiydi. mahcup bir şekilde dudakları dişledi. "Özür dilerim ben gerçekten dün kalabalıkta biraz başım ağrıdığı için yurda gittim sizde eğleniyorken sizin eğlencenizi bölmek istemedim." Freya: "Ama sabahta yoktun yatağında bak Chise eğer yeni tanıştığımız için bize sorunlarını anlatmakta çekiniyorsan lütfen böyle düşünme biz arkadaşınız yeni tanışmış olmamız bunu değiştirmez önemli olan birbirimize karşı ruh bağlarımızın büyüklüğü." Chise gerçekten şu an daha da utanıyordu bir anlık hatasıyla arkadaşlarını endişelendirmişti. "Özür dilerim gerçekten sabahta şehre inmiştim seni uyandırmak istemedim ama haklısın söz veriyorum bir problem olursa sizlerden saklamayacağım." ortam eskisi gibi neşeli bir hale büründüğünde Chise kimseye fark ettirmese de içindeki sıkıntıyı gizlemeye çalışıyordu. ön görüsünde gördüklerini anlatıp anlatmamakta kararsızlık yaşıyordu. Darvelle karşı özür dileyememişti, Ace'in sevgilisi vardı ve her ona aşkla bakışında kalbinde bir kırgınlık hissediyordu. yemekten sonra akademide dolaşmaya başladılar. yürürken dün akşam Neferinin kutlama sonunda yaptıkları konuşmadan bahsediyorlardı. "Gerçekten artık son yılı olması çok üzücü." dedi Juvia. Chisenin o an dikkati dağılarak düşüncelerinden biraz olsun sıyrılmayı başardı. "Kimden bahsediyorsunuz." Juvia: "Müdire Neferin Ah! sen kutlama sonundaki konuşmasında yoktun değil mi. Bayan Neferin görevinin bu yıl sona erdiğini ve yerine geçecek müdireyi kendi seçeceğini söyledi." "Ne?" Freya: "Evet her müdire gibi 350. yılı bu yıl doluyormuş ne garip tam 350 yıl boyunca bu akademi için çalışmış acaba yeni müdire kim olacak bence dördüncü sınıflardan seçecek." Wendy: "Genel olarak her zaman öyle yapılmış." Chise gördüklerini henüz anlatmaya hazır olamasa da bilgi edinmeliydi. Bayan neferini çok sevmişti gitmesi gerçekten çok üzücü bir durumdu ama anlaşılan her şeyin bir sonu geliyordu bu düşüncesi ile gördüğü manzara geldi gözlerinin önüne. yıkılan, parçalara ayrılıp toza dönüşen cesetler birden ürperdi. dün gece kutlamada bambaşka renkli bir arena varken bugün yerdeki çimler geri gelmişti, duvarları saran güllere baktı Chise. "Ne kadar güzel." sesli düşünmüştü. gördüğünden daha farklı olan bu akademiden bağımsız nasıl başka bir akademi olabilirdi ki? gördükleri belki bir hayal olamaz mıydı ama o kadar hayal gücünün gelişeceğine imkan veremiyordu. ruhun kendisine söylediklerini hatırlamaya çalıştı. yasak kütüphaneye giden yolun bu arenada olduğnu söylüyordu. arkadaşları ile dolaşırken fark ettirmeden taşlara dokunup orada kapıya benzer bir şey bulmayı umut ediyordu fakat yoktu. "Ah Eron galiba hayatımın aşkını buldum." Freya etrafında aşk perileri uçuşuyor gibi dalgınca göğe bakıyordu Juvia da kızarmıştı. Wendy: "Evet Freya sen ve Juvia kendinize yeni akademi yeni sevgililer buldunuz harika ama bizim yok." Juvia:"Biz Gray ile sevgili değiliz ki." neredeyse bir domatese benzemeye başladığında gülmeye başlamışlardı. Freya: "Diane da çok güzel bir kızdı çok sevecendi değil mi Chise." boğazına bir yumru oturdu Chise başını sallamaktan başka bir şey yapamadı. dün akşam hissettiği daralma hissi yine yakasına yapışmıştı derin derin soluklar alarak bu histen kurtulmaya çalıştı. akademinin ilk dersi ana dersleri olan akademi tarihçesi, ırklar tarihi, temel Şifa büyüleri ve güçlerini artırmak için yöntemler dersleriydi. akademinin kuruluş tarihi neredeyse iki bin yılı gösteriyordu bu tarihlerde birçok ırk burada eğitim almış fakat soyları kurudukça her biri yok olmuştu. Chise en çok Druidleri merak etmişti. tarihte şifa ırkının en yüce soyu olarak bahsediliyordu. Tanrıça klanından gelen bu soy neredeyse ölümlü birinin ruhunu arafa gitmeden geri getirebilecek güçlere sahipti fakat bu da bin yıl önce yok olmuştu neredeyse tüm ırklar bin yıl önce yok olmuştu. talihsiz bir olay diye geçiyordu fakat olayın ne olduğu bilinmiyordu. o an gördüklerini hatırladı Chise. her türün yerde çürümeye bırakılan cesetleri bir bağlantısı olabilir miydi? her şey çok karışıktı ve ne yapacağını bilemiyordu. başını iki yana salladı ve dikkatini tekrar derse verdi. Druidler bu gerçekleşen olayın ardından bu diyar ile kendi diyarları arasındaki kapıyı kapatarak göç etmişlerdi. derler ki Druidler her adım attığında kurumuş toprak yeşillenir, çöller bir ormana dönüşür. toprağa verilen hayat sayesinde ağaçlar cennetin kapısına kadar uzarmış. daha sonra ise Elfleri ve büyükannesinin anlattığı Nefmleri merakla dinledi. Elfler orman ile bütünleşen onu koruyan ölümsüz bir ırktı. derler ki Elfler ölümsüz değildir. ağaçların solması ve üzüntü keder onları öldürebilir. hastalanan her ağacı duyar ve onları iyileştirebilirlerdi. Neflmler harika canlılardı. dokundukları toprağı tarım alanında geliştirirlerdi. Ne idi bu canlıları hayatttan koparan talihsiz olay. neşe dolu günlerini fısıltı diyarına çeviren bu olayın merakı git gide büyüdükçe gördüklerinin sadece bir hayalden ibaret olmadığını hissediyordu Chise. derslerden sonra Wendy ile beraber kütüphaneleri gezerek arkadaşına eşlik ediyormuş gibi görünse de asıl amacı edinebildiği kadar bilgi edinmekti. Juvia ile Freya ise Eron ve Gray ile buluşmaya gidiyorlardı şehre. sevgili değillerdi ama aralarında bir his olduğu gerçekti. o gece kütüphanede ne kadar çok araştırma yapsa da anlatılanlardan daha farklı bir bilgi bulamamıştı ama kader onu zaten yönlendirecekti hem hislerinde hem de güçlerinde. gideceği yolu fark etmeden belirlemişti Chise zaten. Troller, iblisler, Druidler ve Tanrıça klanları ne garipli her biri birbirinden bağımsız görünen bir ırk olsa da görünmeyeni görecekti Chise. Elfler, Dağ Trolleri sayamayacağı bir sürü ırk ve adları artık tarihin tozlu sayfalarına karışmış Krallıklar. Okudukça merakı kabarıyordu Chisenin. Wendy ile gece yarısına kütüphane de araştırma yaparken kendisini düşünen bir çift gözden habersizdi her şey güzeldi. güzel olmalıydı ama ışığın olduğu yerde her zaman bir karanlık olurdu ve bu karanlık şimdiden ilk kurbanını seçmişti.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD