Düşüncelerimden çıkaran arkamdan gelen ayak sesiydi. Başımı hafif arkama çevirip gelen kişiyi tahmin etsemde yinede baktım.
Burnundan soluyarak Behcet Aslan geliyordu.
Kolumdan tutup beni duvardan indirdiğin de kolumu kerpeten gibi saran eli arasından kurtarmaya çalıştım.
"Senin amacın ne nasıl böyle konuşursun ailemle."
Öyle sıkı tutuyordu ki kolumu kurtaramadım.
"Canımı acıtıyorsun bırak beni. Canın isteyince tutup çekiştiremezsin bırak!"
Burnunu çekip dişlerini bir birine sürttü.
"Sen hangi hakla telefonumu kurcalarsın? Ve az önce söylediklerin artık bardağı taşırıyor. Hastasın kendinde değilsin diye üzerine gelmedikçe sen haddini iyice aştın."
Yüzüne tiksinircesine baktım. "Siz aklınıza estiği gibi Diyarın namussuna ahlakına söz söyleyemezsiniz siz hiç bir kadının namusuna söz söyleyemezsiniz. Bence önce herkes kendine baksın! Ben oturup sizin hakaretlerinizi dinleyecek biri değilim bana laf atan cevabını en sert biçimde alır Behcet Aslan Ağa!"
Gitmek için bir hamle yaptığım da kolumu tutan elleri kırarcasına sıktı. Ağzımdan küçük bir inilti çıktı.
" Senden nefret ediyorum."
Dudağının kenarı havaya kalktı.
Gözlerini gözlerime kilitledi.
"Duygularımız karşılıklı desene." dedi.
"Senden kurtulacağım."
"Bunu bende isterdim ama mecburen ölene kadar beraberiz."
Duygudan yoksun ses tonuyla konuştu.
"Sevdiğin bir kız varken neden benimle evlendin?"
Bunu beklemiyordu bakışları durgunlaştı.
"Buna mecburdum tıpkı senin gibi... En büyük ben olduğum için töre böyle gerekiyordu." gözlerim kısıldı.
"İnsan sevdiğinden bu kadar kolay vazgeçer mi?" yüzünü inceledim vereceği cevabı bekledim ama o cevap vermedi.
"Sen Diyarı ilk ne zaman gördün ondan etkilenip Nevradan vazmıgeçtin?"
Cümlem bittiğinde gözleri deli görmüş gibi bir kez daha baktı. Başını iki yana salladı.
"Kendinden bahsederken Diyar demen çok komik. Şu deli hallerin..." Derin nefes aldı ve devam etti.
"Ben seni ilk düğün günü gördüm. Seni almaya evinize geldiğimizde... Ve vazgeçtiğimi nereden çıkardın."
Yutkundum karnıma kramplar girdi. Gözlerimi ondan kaçırıp ışıkların süslediği Mardine çevirdim.
"O zaman beni bırak gideyim ikimizde mutlu olalım ben seni sevmiyorum sende beni. Ben senin asla karın olmam sende benim asla kocam olmazsın. Bırak ikimizde ait olduğumuz yerde ait olduğumuz insanlarla olalım."
Bana baktığını hissetsemde ondan tarafa bakmadım.