BÖLÜM: KIRIK ZAMAN Dünyanın akışı değişmişti. Ama kimse, hiç kimse, bunun farkında değildi. Her şey olağan görünüyor, sıradan bir şekilde devam ediyordu. Güneş doğuyor, sabahın ilk ışıkları şehir sokaklarını aydınlatıyor, insanlar günlük telaşlarına dalıyordu. İşe gitmek için acele edenler, ellerinde kahvelerini tutanlar, sabahın serinliğinde biraz daha uyuyanlar… Her şey sanki eskisi gibi, alıştığımız düzende işliyordu. Hayat, kendi döngüsünü sürdürüyordu. Ama ben… ben bir şeylerin ters gittiğini hissediyordum. Gözle görünmeyen, ama yoğun bir şekilde var olan bir şey. İçimde tarif edemediğim bir eksiklik vardı. Sanki bir parçam kopmuş, bir şey kaybolmuş ama neyin eksik olduğunu bir türlü anlayamıyordum. Sadece vardı, hissettiğim bir boşluk. Ve bu boşluk, düşündükçe daha da büyüyen bir

