Kahvaltıdan sonra Aslan, sessizce kalkıp konağı terk etti. Leyla ise odasına yöneldi. Rojda, bir yudum bile huzur bulamadan Aslan’ın arkasından gözleriyle onları izledi. İçinde biriken tüm çaresizlik, ağrı, ve yalnızlıkla baş başa kalmıştı. Aslan’ın nefreti, bir yük gibi üzerine çökmüşken, konağın işlerini yapmaya başladı. Birkaç saat boyunca temizlik yaptı, yemek hazırlıklarıyla uğraştı, ama her şeyin üzerine bir ağırlık gibi oturan yalnızlık, onu her geçen dakikada daha da zorladı. Yorgun düşen Rojda, nihayet avludaki koltuğa oturdu ve dinlenmeye çalıştı. Sırtını yasladığı sandalyede bir an olsun rahatlamak istedi. Ancak bir süre sonra bir şeyin farkına vardı. Sanki biri onu izliyordu. Hızla başını çevirdiğinde, balkonda durup onu çatık kaşlarla izleyen Leyla’yı gördü. Leyla’nın yüzü, a

