Aslan sert adımlarla odanın kapısını açıp içeri girdiğinde Rojda, aniden uyanıp korkuyla gözlerini açtı. Gecenin sessizliğinde Aslan’ın varlığı odanın havasını ağırlaştırmıştı. Genç adam ifadesiz bir yüzle kapıyı kapattı, gözleri doğrudan Rojda’ya kilitlendi. Rojda yatağın ucuna doğru çekildi, ne yapacağını bilemiyordu. Aslan’ın bakışları ona ne istediğini açıkça anlatıyordu, ama içindeki korku sesini çıkarmasına engel oluyordu. Kalbi hızla çarparken elleri battaniyenin kenarını sıkıca kavradı. "Aslan Ağa...?" diye kısık bir sesle fısıldadı, ama karşısındaki adam duygusuzca ona baktı. Aslan derin bir nefes alıp kollarını göğsünde bağladı. "Bu işi daha fazla uzatmanın anlamı yok," dedi, sesi soğuk ve buyurgandı. "Ne kadar erken olursa o kadar çabuk biter." Rojda’nın boğazı düğümlendi. N

