Bir hafta geçmişti. O gece, Aslan bir daha odasına girmemişti. Rojda, onun tekrar kapıyı açıp içeri gireceği korkusuyla her gece uykuya dalamadan saatlerce beklemişti ama zamanla, gelmeyeceğini anlayınca rahatlamıştı. Şimdi, en azından geceleri huzur içinde uyuyabiliyordu. Ama gündüzleri… Gündüzleri tam bir kâbus gibiydi. Aslan’ın dediği gibi, konağın işlerini yapıyordu. Sabah erkenden uyanıyor, kahvaltı için mutfağa inip yardım ediyor, odaları temizliyor, bahçeyle ilgileniyordu. Evdeki hizmetçiler bile onun bu kadar çalışmasına şaşırmıştı. Başta Rojda için üzülmüşlerdi. Sonuçta o, bu evin hanımıydı. Ama sonra, zamanla işler değişti. Aslan’ın ona nasıl davrandığını, nasıl görmezden geldiğini gören hizmetçiler de onu önemsemeyip onlardan biriymiş gibi davranmaya başlamış onu konağın ha

