Büyük bir kavak ağacının altında oturmuş üzerime ışık saçan yıldızları izliyordum. Bu ağaç Ömer ile benim ağacımdı. Altına gelip piknik yaptığımız yerdi. Ben bu ağaca sırtımı dayadığımda ruhumu geniş bir huzur sardı. Gökyüzünü kara bir örtü gibi saran karanlığın içinde birer ışık olarak parlayan yıldızları izlerken bir anda etrafta bir çıtırtı duymuştum. Bakışlarımı arkama taraf çevirdiğim de Ömer'in öylece ayakta durmuş beni izlediğini gördüm. Gelmişti sevdiğim. O hiç bir zaman zaten geç kalmazdı ve şimdide kalmamıştı. Hemen sevinçle ayağa kalkıp sevdiğim adama baktım. "Ömer" deyip ona doğru bir adım atmıştım ki o benden geriye iki adım attı. Bir anda beklemediğim bu tavrına karşı kaşlarımı çattım. Ne olmuştu ki benden bir anda uzaklaşmıştı böyle? "Ömer ne oluyor?" diye şaşkın bir şeki

