Çetin
Mekan leş kargalarıyla doluydu. Üniversitedeyken bile böyle yerlerde takılmamıştım. Çoğu zaman bir ergenle beraberim diyordum ama sanırım lafın gelişi söylüyormuşum. Arkadaşlarının aklı beş karış havadaydı. Yaşları küçük diyorum etrafa bakınıp diğerlerini incelerken ama ben çok mu yaşlandım gerçekten. Nefes alamıyorum burada. Miray içtikçe içiyor. Gece sevişme yalan olacak gibi duruyor. Kusmadan eve götürebilsem bari. Yarım saat daha dayanabiliyorum ve en sonunda Miray’ı kandırarak kaldırıyorum. Ali’ye mesaj atıyorum kapıya geliyor. Açtığı kapıdan ilk Miray’ı itiyorum. Çakırkeyiften öte zom olmuştu sağ olsun. Canım sıkkın bir şekilde bindim arabaya. Ali’nin arkasındaydım.
“Eğlendiniz mi Çetin Bey.” Bir bakışım vardı Ali’ye.
“Oradan bakınca eğlenmiş gibi mi duruyorum. Bebek bakıcısına döndüm. Eve geçelim Ali.”
“Peki efendim.” Miray vücudunu bana yaslamış ben de sarılmıştım. Sızdı sandım ama bir anda dikleşti ve bana baktı.
“Bir şey soracağım.”
“Sormasan olmaz.” dedim kendimden bezmiş bir halde.
“Heybetliyi elime alabilir miyim? Senin elinde gördüm ama elimde duruşunu merak ediyorum.” Kaşlarım çatıldı. Heybetli ne ya?
“Heybetli kim?” Miray ve hayal gücü diyorum içimden ama söylediğiyle bedenim kasıldı.
“Sikin işte.”
“Alabilirsin.” Derken kulağına eğildim. “İster eline, ister ağzına, ister a-” durdum. Göt kadar arabadaydık Ali bizi sessiz konuşsam da duyuyordu. Ali’ye döndüm. Bizimle ilgilenmiyor gibiydi. Tabii öyle olacaktı.
“Ali çıksana aradan ya! Dedim sana Ali’yi getirmeyelim diye.”
“Ali’yi getirmesek arabayı kim kullanacaktı? Şimdi eve gidiyoruz küçüğüm heybetliyle bizzat haşır neşir olacaksın.” Düşündüğüm kadar sarhoş değil miydi? Belki bir umudum vardı ve bu umut beni heyecanlandırmıştı. Tekrar eski pozisyonunu aldı. Elim omuzlarından beline kayıp okşamaya başlamıştı. Mırıl mırıl sesler çıkartıyordu. Eve gelince anladım uyuyakalmıştı. Ali aşağı inerek kapımı açtı. Önce ben indim. Paltomu çıkartarak Ali’ye verdim.
“Miray’ı kucağıma alacağım üzerine örtersin.”
“Peki Çetin Bey.” Diğer kapıya geçerek Miray’ı zor bela dışarı çıkarttım çünkü bir anda koltuğa boylu boyunca uzanmıştı. Kucağıma aldığım gibi her yeri ortaya çıkacaktı, çıktı da. Ali kafasını çevirmiş bir şekilde hemen bacaklarını örttü. Hep beraber yukarı çıktık. Ali kapıyı açtı.
“Bekle geliyorum.” Dedim. Miray’ı yatağın üzerine bırakıp kapıya döndüm. “Bu gecenin başından başlayarak, arabada duydukların dahil hiçbir şey görmedin bilmiyorsun duymadın. Kimseden özellikle Pınar’dan bir ima dahi duymayacağım.”
“Neyi efendim?”
“Tamam. Sabah sekizde bizi alırsın.” Kapıyı kapatarak yatak odasına gittim. Miray uyur uyanık haldeydi. Yanına oturup saçlarını düzelttim. Gülümseyerek gözlerini açtı. Masum masum duruyordu. Üzerine eğilerek boynuna yöneldim.
“Bu şekilde uyuyamazsın.” Dedim.
“Soy beni Çetin Arman.” Yanından kalkarak önce kravatımı sonra gömleğimi çıkarttım. Yarı baygın beni izliyordu.
“Vücudun çok güzel. Mitolojik tanrı gibisin.” Güldüm. Pantolonumu da çıkartarak sadece baksırla kaldım. Pek konuşkan anımda değildim. Cevap vermeden yanına ulaştım. Elini kaldırarak boynuma götürdü önce, yavaşça göğsümde dolaştırdı. Daha da aşağıya indi. Eve girdiğimiz anda kalkan heybetliyi avuçladı. Avuçlamaya çalıştı da diyebilirim. İkimiz de aynı anda inledik. Miray’ı yatağın ortasına kaydırarak yanına uzandım. Sabahtan beri fermuarını indirmek istediğim elbiseyi yavaşça üzerinden çıkarttım. Mükemmel… Kollarından çıkartarak diğer kısma fırlattım. Sadece sutyen ve tangasıyla kalmıştı. Kollarını boynuma doladığında kulağına fısıldadım.
“Nefesimi kesiyorsun.” İkimizde yan yatıyorduk. Bacağını kalçama atınca elimi kıçına götürdüm. Tangasının ipini çektim yukarı doğru.
“Çok ıslandım Çetin.” Sırt üstü yatırarak üzerine çıktım. Elimi sırtına atarak kopçayı çıkarttım ve sutyenden de kurtulduk. Memelerine uzandım. Birini avuçlarken diğerini ağzımın içine aldım. Sesi afrodizyak etkiliydi. Bedenimi ona bastırarak dudaklarına yöneldim. Kadınlığını zorlayacaktı sikim. “Çok sarhoşsun yapamayız falan demeyecek misin? Dedi.
“Yooo.” Dedim sinsi sinsi gülerek. “Günler aylar gibi geldi bana. Senin benden daha fazla istediğini ayık halinle de gördüm.”
“Çok canım acır mı? Daha önce yaptım ama senin gibi değildi.” Birini sikecekken eski seks hayatlarını duymak istemiyordum. Aklımda canlandırmak istediğim son şeydi.
“Bir daha exlerinden bahsedersen fena olur Miray.” Dedim ve dudaklarına kapandım. Hırsla birbirimizi öperken Miray yavaşlamaya başladı. Dudaklarından ayrılarak biraz uzaklaştım. Uyuyor mu o? “Miray…” dedim ama nefesleri ritmik hale gelmişti. Uyuyakalmıştı. Hay sikeyim. Bu kadar sıkıcı mıydım ben? Hızla kalktım üzerinden. Önce banyoya girerek kendi işimi kendim hallettim. Yatak odasına geri geldiğimde çıplak olması sinirlerime dokundu. Dolabımdan bir tişört alarak kendi çabalarımla giydirdim. Böyle daha iyi olmuştu. Telefonumun alarmını kurarak yanına uzandım. Benim tişörtümü giymesi bile tekrar alevlenmemi sağlıyordu. Omuzlarından biraz düşmüş halde duruyordu. Ona baya bir bol gelmişti. Tavana bakarken kıpırdandı ve bana sarıldı. Bacaklarını benim bacak arama koydu. Heybetliyi dürtüp duruyordu. Sıcak nefesi sakin sakin göğsüme çarpıyordu. Bir sabah olsun. Ah bir sabah olsun…
Böyle içim geçmiş biraz uyumuşum. Alarmla açtım gözlerimi. Elimi komedine atarak saati susturdum. Tüm düzenimin içine sıçılmıştı. Sağ ol Miray. Saat, 07:02. Hazırlanıp çıkmamız gerekiyordu ama Miray’ın pek uyanası yoktu.
Normalde bu saatte çoktan kalkmış, duş almış, kahvemi içmiş, laptopumdan gündeme bakıyor olurdum. Şimdi kalkmak istemiyordum. Miray’ın saçları çenemin altına sıkışmıştı. Gözlerimi ona çevirdim. Sarhoşluk uykusu tuhaf bir masumiyet vermişti kadına. Dudakları hafif aralıktı. Bu kızla evlenecektim. Onun duygularına haksızlık ediyor muydum? Emin olamıyordum ki! Cinsel çekim içinde olmamızın mantıklı açıklaması var mıydı? Parmaklarımı Miray’ın saçlarına götürdüm. Yumuşacıktı. Tam bu sırada Miray homurdandı. Başını daha fazla göğsüme bastırdı.
“Miray.” Dedim önce ama ses yok. “Güzelim uyanman lazım.”
“Mmmm.”
“Miray.” Gözlerini yarım araladı. Önce uzağa sonra bana baktı.
“Saat kaç?” zar zor anlıyordum dediğini.
“Yedi. Kalkalım ben seni okula bırakırım. Sekizde toplantım var.” Cevap yok. Yine seslendim.
“Sen git. Ben gitmeyeceğim okula.” Ne yapmam lazımdı? Günlük rutininde okula gitmediği oluyor muydu? Evimde yalnız kalması… Gizli özel bir şeyim yoktu tabi de.
“Tamam ben gidiyorum o zaman. Güven abi kapıda olacak. Uyanınca beni ara.” Kalkacakken bacaklarını daha sıkı doladı.
“Kalkma.” Ah… Çok önemli bir toplantıydı. Aklımla sikim arasında gidip geliyordum.
“Toplantım var.” Önce cevap vermedi. Sonra gözlerini hafif açarak bana baktı.
“İptal et.” Acı acı gülümsedim.
“Güzelim edemem. Aylar öncesinden planlandı.” Gitmesem ne olurdu? Olmazdı tabii. Çetin bunu aklından bile geçirme. Ömrü hayatımda yapmadığım bir şeydi bu. Hasta bile olmam ben. İşe her zaman herkesten önce giderim dışarıda gitmem gereken bir yer yoksa.
“Söyle onlara onlar da uysunlar. Bu saatte toplantı mı olur?” bu sefer gerçekten güldüm. Miray yüzünü göğsüme sürterek kollarını belime doladı. Sevişmek mi istiyordu, beni oyuncak ayısı olarak mı görüyordu emin olamamıştım.
Tişörtün altındaki sıcaklık, omurgasının ince hattı. Böyle sarılmış halde uyanmak… Birine aitmiş gibi hissetmek. Bu düşünce çok tehlikeliydi. Şu an yaşadığımız şey fazlasıyla gerçekti. Kollarımın içinde uyuyan bu kadın… Hayatımı yavaş yavaş ele geçiriyordu.
Bölüm sonu.
Bommer çetinle sevişmeler yalan oldu aşdkaşdşasidaş
Bu hızla evliliği beklemez bunlar diyim asldşasd
Siz ne düşünüyorsunuz, yorumları coşturun, rekor yorum gelirse yarın da sürpriz bölüm gelir. Sevilenziiii