ALTIN KAFESİN ANAHTARI

419 Words
​Gece, banyo aynasındaki o kırmızı rujla yazılmış mesajın önünde dizlerinin bağı çözülmüş halde duruyordu. Aras sadece birkaç dakika önce bu evden ayrılmıştı. Yoksa... ayrılmamış mıydı? Ya da o hayalet, Aras dış kapıdan çıkar çıkmaz içeri sızacak kadar Gece’nin her anına hâkim miydi? ​"Aras!" diye bağırdı Gece, sesi boş evde yankılandı. "Aras, gitme!" ​Hızla yatak odasına koştu, telefonu eline aldı. Elleri titriyordu, ekranı defalarca yanlış açtı. Tam Aras’ı arayacakken, dış kapının anahtarla açılma sesini duydu. Gece nefesini tuttu, eline yatağın kenarındaki ağır bir bibloyu aldı. ​Kapı sertçe açıldı. İçeri giren, elinde bir kahve bardağı ve taze kruvasan paketiyle Aras’tı. Gece’nin elindeki bibloyu görünce tek kaşını kaldırdı, o eski alaycı tavrına geri dönmüştü. ​"Beni öldürmek için biraz geç kalmadın mı?" dedi Aras, sesi sabah mahmurluğuyla boğuk çıkıyordu. "Daha yeni kahvaltı aldım." ​Gece hiçbir şey söylemeden Aras’a doğru koştu ve göğsüne çarparak ona sarıldı. Aras, elindekileri mutfak tezgahına bırakıp Gece’yi belinden kavradı. "Hey, ne bu hal? Kabus mu gördün?" ​"Banyoya bak..." diye fısıldadı Gece. "Ayna... Gitmemiş Aras. Sen varken bile buradaymış." ​Aras’ın yüzündeki o hafif gülümseme anında silindi. Gece’yi kenara itip banyoya daldı. Aynadaki yazıyı ve lavabonun içindeki siyah mürekkeple kirletilmiş gülü görünce yumruğunu lavabo mermerine sertçe vurdu. ​"Bu piç kurusu fazla oluyor," diye kükredi Aras. Gece’ye döndü, gözleri alev alev yanıyordu. "Burada kalamazsın Gece. Bu ev artık güvenli değil. Eşyalarını topla." ​"Nereye?" ​Aras, Gece’nin dibinde bitti. İki eliyle yüzünü kavradı. "Benimle geliyorsun. Şehir dışındaki malikaneme. Orası bir kale gibi korunuyor. Kimse, ama hiç kimse benim iznim olmadan o kapıdan içeri giremez." ​"Ama işlerim... Hayatım..." ​"Hayatın şu an bir ruj lekesi kadar ucuz Gece!" diye bağırdı Aras. Sonra sesini alçalttı, baş parmağıyla Gece’nin yanağını okşadı. "Seni kaybetmeyeceğim. Anladın mı? Benim olanı kimse benden alamaz." ​Gece, Aras’ın bu sahiplenici tavrından ürkmüştü ama içindeki o karanlık arzu, bu güven duygusuna muhtaçtı. Yarım saat içinde bir bavula en gerekli eşyalarını doldurdu. Aras’ın spor arabasına bindiğinde, telefonu son kez titredi. ​Mesajda sadece bir konum vardı. Aras’ın malikanesinin tam koordinatları. Ve altında şu not: ​'Kaçtığını sanıyorsun Gece, ama aslında avcıya en yakın yere, kucağına gidiyorsun. Oradaki her odada, her aynada beni göreceksin. Çünkü Aras’ın koruması, senin en büyük hapishanen olacak.' ​Gece mesajı Aras’a göstermedi. Korkuyla karışık bir şüphe tohumu kalbine ekilmişti. Aras gaza bastığında, Gece yan profilinden bu kusursuz adamı izledi. Aras’ın dudaklarında çok hafif, neredeyse belirsiz bir zafer gülümsemesi vardı. ​Malikanenin devasa demir kapıları arkalarından kapandığında, Gece artık sadece Aras’ın dünyasındaydı. Ve bu dünyanın kurallarını sadece Aras yazacaktı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD