Bölüm: Kalbine Doğan Evlat Baharın ilk günleriydi. Konağın taş duvarlarına sabah güneşi vurduğunda Hazel pencereyi aralamış, yüzüne değen o serin ışığı içine çekmişti. Günlerdir yaptığı gibi değil, bu sabah ilk defa gerçek bir nefes almıştı. Göğsüne değil, yüreğine dolan bir nefes… Aşağıdan çocuk sesleri geliyordu. Mahalledeki birkaç çocuk, konağın önündeki toprak yolda sek sek oynuyordu. Hazel ellerini pencere kenarına koydu. Sadece seyretti. Gözleri bir çocuğa takıldı. Kıvırcık saçlı, elbisesi yamalı ama gözleri pırıl pırıl bir kız çocuğu… Birden, içinden sessiz bir cümle geçti: “Ben onun annesi olabilirdim.” Korktu. Ama bu düşünceyle ilk kez ağlamadı. ⸻ O akşam, Ateş eve geldiğinde onu sofrada bekleyen bir kadın değil, gözleri uzaklara dalmış ama derli toplu oturan bir eş buldu. H

