Bölüm: Bir Erkek, Bir Soy Günlerden perşembeydi. Sabahın serinliği, Ulusal Köy’ün yamaçlarını buğuyla örtmüşken, konaktaki telaş ince ince büyüyordu. Nebile, Hazel’in randevusu olduğunu bildiğinden sabah ezanıyla uyanmış, kızına tok karınla yola çıkması için mercimekli çorba kaynatmıştı. Hazel’in ise tek düşündüğü şey vardı: Bugün bebeğinin cinsiyetini öğrenecekti. Ateş, direksiyondaydı. Göz ucuyla Hazel’e baktı. Karnı artık belirginleşmişti. Ama onun güzelliği daha da belirginleşmiş, yüzüne nar gibi bir pembelik oturmuştu. “Hazel, heyecanlı mısın?” diye sordu, gülümseyerek. Hazel elini karnına koydu, camdan dışarı baktı. “Kalbim duracak gibi. Erkek mi olacak, kız mı… Ama içimden bir ses, o küçük yaramazın erkek olduğunu fısıldıyor.” Ateş başını salladı. “Erkek olursa benim gibi huysu

