Bölüm: Gülüşleri Topladığımız Gün Gökyüzü o sabah bulutsuzdu. Kuşlar yüksekten uçuyor, hafif bir rüzgâr ağaçların dallarını usulca sallıyordu. Baharın en güzel günlerinden biriydi. Ve Hazel için böyle günler artık sadece gökyüzünün güzelliğini değil, oğlunun kahkahasını da çağrıştırıyordu. Hazel mutfakta sepetin içine özenle peynirli börekleri diziyordu. Yanına limonata şişesi, kavun dilimleri, biraz zeytin, biraz ceviz… “Kır gezmesi” dedikleri şey artık onlar için küçük ama değerli bir aile geleneği hâline gelmişti. Ateş, avluda oğlunu giydiriyordu. Küçük Yusuf, babasının koyu gri gömleğini çekiştirerek mızıldanıyordu. “Baba! Bu ayakkabı bağcık istemiyooor. Ben fermuar istiyorum!” Ateş gülümsedi. “Fermuarla ağaca tırmanamazsın ama. İyi bağcık seni tutar.” “Ben zaten ağaç değil, anne
Download by scanning the QR code to get countless free stories and daily updated books


