Bölüm: Sessizlikten Doğan Dua Yusuf’un odası hâlâ yerli yerindeydi. Hazel, günlerce kapısını kapatmadı. İçeri girip perdeleri açıyor, yatağını düzeltiyor, ayısını yastığının üzerine koyuyordu. Her gün. Her sabah. Sanki çocuk uykudaymış da birazdan uyanacakmış gibi… Ateş sessizdi. Her zamanki gibi güçlü görünüyordu ama göz altları morarmıştı, geceleri duvara dönük yatıyor, sabah ilk iş mezarlığa gidip Yusuf’un taşına bir selam bırakıyordu. O taşın üstünde şu yazıyordu: “Kalbimize doğan evlat. Kısa sürdün ama çok sevdirdin.” ⸻ Üç hafta boyunca evin içinden ne kahkaha duyuldu ne de yüksek sesli bir konuşma. Meso Ağa bile sessizleşmişti. Dilber, küçük Elif’i getirirken çekinerek içeri giriyor, küçük kız “Yusuf abi nerede?” dediğinde Nebile mutfağa kaçıyordu. Hazel, o sessizliğin tam o

