Kahvemiz masada hafifçe buğulanırken , sohbetimiz gitgide derinleşiyordu . Zamanın nasıl geçtiğini fark etmeden Ömer’in gözlerine dalıp gitmiştim . Ela gözleri , denizin üstünde parlayan güneş gibi ışıldıyordu . Söylediği her kelimeyi , yüzünde beliren her mimiği aklıma kazıyordum . Onu dinlerken kendimi bir masalın içinde gibi hissediyordum . Bir ara garson , tatlılarımızı getirdi . Ömer , küçük bir tebessümle bana bakarak , “ Dün seni trileçe yerken gördüm . O kadar tatlı yiyordun ki , dayanamadım ve bugün de sipariş ettim ,” dedi . Gözlerim şaşkınlık ve sevinçle parladı . Demek beni fark etmişti … Hem de böyle küçük bir detayla . İçimi tarif edemediğim bir sıcaklık sardı . Onun beni izlediğini bilmek , içimde kelebekler uçuşturmuştu . Kaşığı tatlıya daldırırken hafifçe gülümseyerek ,

