Uyanmaya başladığımda nerede uyuya kaldığım aklıma gelince hızla kalktım yattığım yerden ama bir terslik olduğunu sırtımdaki yumuşaklıktan anlamalıydım. Uçurumun kenarında uyuyup kalmış odamda gözlerimi açmıştım. Geceyle ilgili hiçbir ayrıntıyı hatırlamazken aklımda sadece Alp’in hayali vardı. Onu hayal ederek uyumuş olmalıydım. Nasıl buraya geldiğimi merak ederken Çağatay abi içeri girdi. Hüzünlü gözleri bana bakarken “uyanmışsın cenazeyi kaldıracaklar belki veda etmek istersin” dedi. Kafamı şiddetle iki yana sallarken “hayır” dedim. “Tamam” diyerek arkasını dönmüş çıkıyordu ki “Çağatay abi ben eve nasıl geldim” dedim. Biraz duraksadıktan sonra “geç saate kadar gelmeyince seni aramaya çıktım sonra beni götürdüğün yer aklıma geldi. Seni bulduğumda baygındın bende eve getirdim” dedi.

